Kaldığı yerden Devam
– “Hadi İzak, sıra sende. Sen de bana masaj yapacaksın. Bunlarla başla.”
Ve dimdik göğüslerimi okşaması için İzak’a teslim ettim. Deminden beri hayranlıkla seyrettiği göğüslerimi İzak hoyratça kavradı. Hafifçe inledim. İzak önce yavaş yavaş, sonra gitgide hızlanarak göğüslerimi yoğurmaya başladı. O bunu yaparken, Ben de elimi arkaya götürmüş, İzak’ın yarağını okşuyor, ona mastürbasyon yaptırıyordum.
İzak, avuçlarındaki göğüslere doyamıyordu. Onları patlatmak istercesine yanlardan bastırıyor, uçlarını ufak ufak çimdikliyordu. Müthiş zevk almaya başlamıştım. Emmesi için göğüslerimi İzak’ın dudaklarına uzattım. İzak korkunç bir açlıkla göğüslerime yumuldu. Çılgınca emiyor, uçlarını ısırıyor, yanlardan bastırıp ikisini birden yalıyor, tamamını ağzına almaya çalışıyordu. Bir süre sonra kendimi İzak’ın ellerinden kurtardım ve iki aşık 69 pozisyonuna geçtik. İkimiz de birbirinizin cinsel organlarını zevkle, müthiş bir arzuyla yalamaya, emmeye, öpmeye başladık. İzak boğulurcasına
– “Harikasın Sonay. Ben hayatımda hiç bu kadar zevk almamıştım. Ne olur devam et. Olacak bu iş,” diyerek Benim ön ve arka deliklerimi yalamaya, dilini her ikisine de sokup çıkarmaya, bu arada bir yandan da Benim amımı parmaklamaya devam ediyordu.
Cevap vermedim. İçimde yükselen korkunç zevke teslim olmuştum ve İzak’ın yarağını artık çılgınca emiyordum. Taşaklarını avuçluyor, dilimi penisin her noktasında gezdiriyordum. Ve yavaş yavaş İzak’ın penisi sertleşmeye, büyümeye başladı. Başarmakta olduğum mucizeye bakmak için penisi ağzımdan çıkardım. İzak’ın penisi Gayet iri ve kalındı. İzak mutlulukla Benim arkamı yalamaya ve inlemeye devam ediyordu. O kadar istekle yalıyordu ki, kendine engel olamadım ve kadınlık sıvılarımı çığlık çığlığa İzak’ın yüzüne boşalttım.
İzak istifini bozmadan yalamaya, içmeye devam ediyordu. Beni orgazma ulaştırmış olmak onu tam anlamıyla gururlandırmıştı ve hayatında ilk kez boşalacağına inanmaya başlamıştı. Bir yandan İzak’a mastürbasyon yaptırmaya, bir yandan da penisin başını hızlı dil darbeleriyle yalamaya devam ettim. Konuşarak ta erkeğimi coşturmak istiyordum.
– “Haydi İzak, haydi erkeğim. Sana iktidarsız diyenler halt etmiş. Ben böyle güzel sik görmedim. Doyamıyorum yalamaya. Az sonra boşalacaksın sevgilim. Tüm döllerini içmek istiyorum. İçir bana hayatım. Hadi emzir beni.”
İzak kulaklarıma inanamıyordu. Bu tür sözleri kimseden duymamıştı. Korkunç tahrik olmuş bir şekilde Benim ağzımı pompalamaya devam etti. Kasıklarında yükselen ateşi hissedebiliyordum. İlk sperm damlası penisin başında belirdi. İştahla yaladım ve,
– “Geliyor sevgilim, geliyor. Ohhh, çok lezzetli. Hadi doyur beni yarağına,” diyerek tempomu iyice artırdım.
Losyondan ve Benim salyalarından vıcık vıcık olan penis, arada bir dudaklarımdan kurtuluyor, şak şuk sesler çıkarıyordu. Delice bir ritimle İzak’ın yarağını hem emiyor, hem yalıyor, hem de mastürbasyon yapıyordum. Bu işe çok fena kaptırmıştım kendi. Öyle ki, İzak’ın yarağını daha önce birlikte olduğum tüm erkeklerinkinden fazla istiyordum.
Birdenbire İzak titremeye, kasılmaya başladı. Tüm vücudunu kasıyor, adeta debeleniyordu. Devam ettim. İzak’ın böğürmeye benzer çığlığıyla genzime vuran ilk sperm damlalarını aynı anda hissettim ve emmeye, vantuzlamaya devam ettim. İzak sanki yıllarca biriktirmişti tüm spermlerini. Koyu koyu, katı katı boşaldı. Zevkten gözleri karardı. Başı dönüyordu. Boşalması sanki dakikalarca sürdü. Tüm spermlerini, arzularını, hayal kırıklıklarını, taşaklarını kuruturcasına Benim sıcacık ağzıma fışkırttı.
Bu esnada ben iştahla emmeye devam ediyordum. Ağzı tamamen dolmuştu. Spermleri yutmadım. Nice sonra İzak’ın kasılmaları sona erince doğruldum, yüzünü döndüm ve ağzımı açarak bembeyaz spermleri İzak’a gösterdim.
– “Görüyor musun sevgilim spermlerini nasılda doldurdun ağzımı şimdiye kadar hiç bir erkek ağzıma bu kadar bol lezzetli sperm bırakmamıştı,”
İzak mutlulukla gülümsüyor, konuşamıyordu. Sanırım ona dünyanın en büyük hediyesini vermiş, erkekliğini kazandırmıştım. Ben de gülümsedim ve ağız dolusu spermi bir hamlede yuttum. İzak şaşkınlıkla sırıttı. Yeniden İzak’ın yarağını ağzıma aldım ve derin derin emerek son sperm damlalarını da taşaklarından söküp aldım. Tatlı tatlı yalayarak koca penisi tertemiz yaptım.
İzak’ın penisi hala sertti. Sonra yukarı yöneldim ve İzak’a sarıldım. İki sevgili zevkle öpüşmeye başladık. Dakikalarca öpüştük. Dudaklarımız, dillerimiz sarmaş dolaş oldu. Sonunda birbirinize gülümseyerek öylece uzandık. İkimizde kendi hesaplarımıza göre büyük bir zafer kazanmıştık. Sözlere ihtiyaç yoktu. Önümüzde de bizleri bekleyen harika deneyimler vardı…
Ertesi gün İzak’tan gelen bir telefonla güne başladım. İzak’ın söylediğine göre Mirey’in yıllık izni başlamak üzereydi ve güneye gitmek istiyormuş. İzak ise işlerini bahane ederek İstanbul’da kalmak ve günlerini beni ile geçirmek niyetindeydi. Eğer bende istiyorsam, hemen Mirey’i arayıp, onu Marmaris’teki annesinin yazlığıma göndereceğini söyledi. Biraz tereddüt ettiysem de de teklifi kabul ettim. Böylece Mirey tek başına Marmaris’in yolumu tutarken, İzak’la birlikte geçireceğimiz günlere başladık.
Artık her gün işyerinden mutlaka 1-2 saat erken çıkıyor, doğru İzak’la buluşuyorduk. Bazen İzak’ın evinde, bazen şehrin lüks otellerinden birinde bir araya geliyorduk. İzak yılların acısını çıkarmak istercesine sürekli seks yapmak arzusundaydı. Bende birlikte olduğumuz ilk gün o kadar zevk almıştım ki, İzak’la sevişmek benim içinde müthiş deneyimler anlamına geliyordu.
Yine de bazı sorunlar vardı. Artık hem İzak’ı hem Tolga’yı hem de Erman Bey’i de idare etmek zorundaydım. Tolga ile seks hayatım oldukça düzenliydi; haftada 2-3 kez yatıyordum ve sevişmelerimiz de Gayet zevkliydi. Buna karşılık Erman Bey’le ilişkim son derece düzensizdi. Adamcağız Benim müptelam olmuştu adeta. Karısını atlatabildiği her fırsatta benle sevişmek istiyordu. Öğle tatillerinde ofiste bile seviştiğimiz oluyordu.
İzak, benle doyasıya sevişebilmek için kendi iddialı bir diyete almıştı. Sadece erkeklik gücünü artırıcı olduğunu öğrendiği yiyecekleri yiyor, uykusuna dikkat ediyor, kendine çok iyi bakıyordu. Mirey’in tatilde olduğu iki hafta boyunca hemen her gün buluştuk. Yatakta denemediğimiz pozisyon kalmadı. İzak, Benim her yerimde göğüslerinin arasında, ön ve arka deliklerimde, yüzüm de göğüslerimin arasında hatta koltuk altım da bile defalarca boşaldı.
Birlikte olduğum tüm erkeklerin oral seks tutkusuna bazen şaşırmadan edemiyordum. Hepsi ağzıma sokmak, mümkünse ağzımda boşalmak ve spermlerini içirmek istiyordu. Sperm adeta günlük besinlerimden biri olmuştu. O kadar çok sperm yutuyordum ki, bazen akşamları midem bulanıyordu. Yine de bundan memnundum. Ve inanılmaz ustalaşmıştım. Erkeklerimin penislerinin ağzımda büyümesi, emerken çıkardıkları sesler, damağıma vuran sperm seli çok hoşuma gidiyordu.
Yine de, sonunda bazı şeyleri değiştirmeye karar verdim. Tolga’dan intikam almak ve biraz da özgürlüğümün tadına varmak için başladığım ilişkiler sonucunda kendimi kontrol edemez olmuştum. Adeta bir seks oyuncağı haline gelmiştim. Üç değişik erkeğin arasında gidip geliyor, onlara hayatlarının en güzel anlarını yaşatıyor ama kendi açımdan seksten aldığım zevk dışında bir kazancım olmuyordu.
Bunun üzerine oturdum ve bir plan yaptım. Mirey’den nefret ediyordum ve ondan müthiş bir intikam alacaktım. Öncelikle İzak’la yattığımı ve ona erkekliğini kazandırdığımı gösterecektim. Böylece kendisinin bir türlü yapamadığı bir şeyi yapmış olacak, kadınlık gururunu incitecek, ayrıca elinin altındaki fırsatı değerlendirememe duygusunu yaşatacaktım.
Fakat bununla da yetinmeyecektim. Mirey’le ilgili yapmak istediğim iki şey daha vardı. Mirey çok güzel bir kadındı ve onunla sevişmek istiyordum. Piraye’yle tatilde yaşadıklarından sonra Mirey’le de sevişme isteği ben de dayanılmaz bir takıntı olmuştu. Bir de, belki de hepsinden önemlisi, Mirey’i işten attırmak istiyordum. Böylece intikamı tamamlanmış olacaktım.
Kısa sürede planlarımı uygulamaya koydum. Öncelikle Mirey’i çatlatacaktım. Ofiste yalnız yakaladığım bir gün Mirey’le konuşmaya geriştim:
– “N’aber Mirey? Nasılsın bu günlerde?”
– “Merhaba Sonay. Gayet iyiyim. Sen?”
– “Ben de çok iyiyim. Bu biraz da İzak sayesinde tabii!”
– “Ne demek istiyorsun?”
– “Sana söz etmedi mi? Biz haftalardır sevişiyoruz. İnan bana yatakta onun gibi birini epeydir görmemiştim.”
– “Nasıl yani? Sen ve İzak mı sevişiyor musunuz? Ama o iktidarsız!”
– “Sanmam. Sadece yeterince ilgilenilmemiş ve onun arzularını uyandıracak bir kadına rastlamamış. Şu anda inan bana tam bir aygır gibi. Fırsat bulsa, benimle her gün sevişmek istiyor.”
– “İnanmıyorum sana. Hem nasıl olur, İzak’la sen nasıl bir araya geldiniz ki?”
– “Teknoloji sayesinde.”
– “Anlamadım.”
– “Çok basit. Yaklaşık 1 ay önce senle Tolga’yı bizim evde sevişirken videoya kaydettim ve kayıtları İzak’a izlettim. Baştan ne kadar üzüldü bilemezsin. Tabii tek amacı senden intikam almak oldu. Bunun için de benden uygun bir partner bulamazdı. Birlikte ona erkekliğini kazandırdık.”
– “Bütün bu anlattıkların gerçek olamaz. Beni kızdırmak için böyle konuşuyorsun.”
– “O halde İzak’a telefon et ve akşam eve geç döneceğini, bir toplantı olacağını söyle. Saat 9 gibi eve gel. Kapıyı anahtarınla aç. Göreceklerin sana her şeyi kanıtlayacak.”
Mirey’in cevabını beklemeden hızla uzaklaştım.
O akşam olacakları tahmin edebiliyordum akşam saat tam 9’da Mirey asansörden inecek. Gündüz duydukların pek inanmamış olsa da ama yine de merak yüzün Tıpkı benim gibi Yavaşça sokak kapısını açacak ve içeri girecekti. Sessiz adımlarla yatak odasına ilerleyecek Yaklaştıkça İzak’ın sesini, daha doğrusu inlemelerini duymaya başlayacaktı. Şaşıracak Kulaklarına inanamayacak. Sesini çıkarmadan yatak odasının kapısına gelecekti. Tam çaprazındaki aynadan her şeyi net olarak görebileceği aynadan bizleri izleyecekti.
Ve her şey de tıpkı tahmin ettiğim gibi olmuştu. Kapının aralığından Mirey’in geldiğini gördüm Tam tahmin ettiğim gibi Mirey bizi izliyordu. Bu arada İzak yatağa sırtüstü uzanmış Gözlerini kapamış kendini Bana teslim etmişti. Bende çırılçıplak vaziyetteydim. İzak’ın, Mirey’in hiç görmediği şekilde sertleşmiş, kazık gibi olmuş yarağını müthiş bir arzuyla emiyordum. Odayı İzak’ın iniltileri ve emilen penisle, dudaklarım arasından çıkan şapırtılar doldurmuştu. Arada bir penisi ağzımdan çıkarıyor, nasıl sertleştiğini bizi gizlice izleyen Mirey’e gösterircesine, tüm gövdesini uzun uzun yalıyor sonra yeniden ağzıma alarak emmeye devam ediyordum.
Mirey ne yapacağını bilemez halde beklerken, İzak korkunç iniltiler çıkararak titremeye başladı. Ben de hareketlerini hızlandırdım ve İzak’ın yarağını tam anlamıyla vakumlamaya devam ettim. Şu an izlendiğimizi bilmek, Mirey’den aldığım intikamın zevkiyle İzak’ı öyle bir gayretle emiyordum ki, zavallı adamcağızın dayanmasına imkan yoktu.
İzak’ın boşalmak üzere olduğunu farkedence, birdenbire penisi ağzımdan çıkardım ve tüm gücümle 31 çektirmeye başladım. Bir yandan da dilimle penisin başını yalıyordum. Çok geçmeden İzak haykırarak spermlerini fışkırtmaya başladı. Benim yüzüm, ellerim, ağzım-burnum sperm içinde kalmıştım. Fakat durmadım ve İzak’ın yarağını dudaklarımın arasına alarak, erkeğime hem mastürbasyon, hem de emme hizmeti sunmaya başladım.
İzak kan ter içinde taşaklarında biriken son sperm damlalarını da, Benim sıcacık ağzıma bıraktı ve hareketsiz kaldı. Bir süre daha ağzımda pıtpıt atan penisi emdikten sonra, başımı kaldırdığımda Mirey’i odanın kapısında kendini gizlenmeye gerek duymadan, ya da bunu düşünemeden bizi izlerken buldum. Gülümsedi. Aynı anda gözlerini açan İzak da Mirey’i gördü.
– “Hoş geldin sevgilim. Mesainiz bitti mi?”
– “….”
– “Biz de Sonay’la canımız sıkılmasın diye eğleniyorduk. Sağ olsun son zamanlarda beni çok mutlu etti.”
– Bu arada ben iştahla İzak’ın göbeğinde ve kendi yüzüm de biriken spermleri yalıyor, yutuyordum. Mirey resmen paralize olmuştu ve ne diyeceğini bilemiyordu. Benim onu çağıran sesimle kendine geldi.
– “Mirey, gelsene. Bak çok lezzetli. Sen de tatsana. Neler kaçırmışsın bir bilsen.”
Mirey şoktan şoka giriyordu. Kocası ve şirketin ürün müdiresi Sonay kendi yataklarında çırılçıplak yatıyordu ve onun gelişini hiç takmamışlardı. Asla sertleşmeyeceğini düşündüğü kocasının yarağının ürettiği sperm gölü Benim dilim de, dudaklarındaydı.
– “Sen bilirsin, benden söylemesi,” diyerek ağzımda biriktirdiğim spermleri iştahla yuttum ve biraz daha süt isteyen bir kedi gibi İzak’ın karnını yalayarak, kalan sperm artıklarını da mideye indirdim.
Mirey gördüklerinden fena halde etkilenmişti. Birden kararını verdi ve hızla odadan çıktı. Orada bulunması, kendini aptal yerine koymaktan başka bir işe yaramıyordu. Evi terk etti.
Saat gece yarısını epey geçmişti. Mirey eve döndü. gidecek bir yeri yoktu ve ne İzak’a, ne de Bana bu yaptığımız için fazla kızamıyordu. Kendisi başlatmıştı her şeyi. Sadece olayların oluş biçimi moralini bozmuştu. Kapıyı açtığında, salonun ışığının yanmakta olduğunu gördü. – “İzak yatmamış henüz,” diye düşünmüş olmalıydı kı. Salona girdiğini de yeni bir şok yaşadı. Ben hala oradaydım. İzak ile geniş kanepeye sarmaş dolaş yarı çıplak vaziyette oturmuş, televizyon izliyorduk. Benim üzerinde Mirey’in bornozu vardı. Onu görünce, hiç istifimizi bozmadık.
– “Hoş geldin Mirey. Kendine içecek bir şeyler alsana.”
Mirey ne diyeceğini hala bilemiyordu. Gitti, buzdolabından bir diet-cola aldı ve salona döndü. Karşımızdaki koltuğa oturdu. İzak televizyonu kapattı. Söze Mirey girdi:
– “Sanırım konuşmamız gerek.”
– “Evet. Nerden başlayalım dersin?”
– “Öncelikle şunu söyleyeyim. Size kızgın değilim. Sonuçta her şeyi başlatan benim Tolga’yla beraber olmamdı.”
– “Haklısın. Böyle mantıklı düşünmene de sevindim. Ama sonuçta yaptığın çok önemli olaylara yol açtı. Sonay beni kendimi bildim bileli özlemini duyduğum, hiç yaşayamadığım zevklerle tanıştırdı. O harika bir kadın.”
– Mirey midesinde oluşan ağrıya kulak vermemeye çalışarak konuştu:
– “Senin adına sevindim. Demek ki sorunun psikolojikmiş.”
– “Evet, tamamen öyle.”
Ben söze girdim:
– “İnan bana Mirey, İzak muhteşem bir erkek. Bence biran önce sen de elindeki fırsatı değerlendirmelisin.”
– “Önerin için teşekkür ederim. Biz meseleyi kendi aramızda hallederiz. Sen karışma lütfen!”
– “Bir dakika Mirey,” diye söze girdi İzak.
– “Hepimiz ona minnet borçluyuz. Onunla öyle zevkler tattım ki, onsuz bir hayatı düşünmek bile istemiyorum.”
Salona sessizlik çöktü. Mirey nasıl davranması gerektiğine karar veremiyordu; tam anlamıyla hazırlıksız yakalanmış, gardı fena halde düşmüştü.
– “Siz bilirsiniz. Ben yokken istediğinizi yapın. Ben de Tolga’yla artık daha rahat görüşeceğim sanırım.”
– “Neden sen yokken istediğimizi yapacakmışız ki? Sen, ben, Sonay, birlikte eğlenebiliriz. Senden vazgeçmeye niyetim yok!”
– “Nasıl yani? Ne demek oluyor bu?”
– “Birbirinizi kıskanmazsanız, ki buna hiç gerek yok, neden üçümüz birlikte eğlenmeyelim?” Bu tür bir teklifi açıkçası ben de beklemiyordum ama buna itirazım da yoktu. Mirey’le ilgili üç planımın ilki gerçekleşmişti. Bu sayede ikincisi de gerçekleşecekti. Fakat Mirey bu tekliften hiç hoşlanmamıştı.
– “Dalga mı geçiyorsun İzak? Ben lezbiyen değilim!”
– “Lezbiyen olmana gerek yok, biseksüel ol yeter. Hem baksana, Sonay ne kadar güzel bir kadın.”
– “Küstahlaşma İzak! Sonay, senin de hemen gitmeni istiyorum. Bir daha ben buradayken lütfen gelme!”
Benim bir şey söylememe veya yapmama fırsat kalmadan İzak yerinden kalktı, ağır hareketlerle Mirey’in yanına gitti. Ayağa kalkınca bornozunun önü açılmış, penisi ortaya çıkmıştı. Kendinden emin hareketlerle Mirey’i omuzlarından kavradı ve sert bir hareketle yere çökertti. Mirey çok şaşırmıştı.
– “Ne yapıyorsun İzak? Ne oluyor?”
– “Hiç. Sadece yarağımı ağzına sokmak istiyorum.”
– Ve yarağını Mirey’in yüzün de gezdirmeye başladı. Mirey yarı sertleşmiş bu penisi ağzına almak istemiyordu. Direndi ve ayağa kalkmayı başardı. Bir an boş bulunup ayağa kalkmasına izin veren İzak, birden kimsenin beklemediği bir şey yaptı ve Mirey’i uzun saçlarından kavrayarak sert bir hamleyle kendine çekti. Bir anda İzak’ın tokadı Mirey’in yüzün de patladı. Mirey çığlığı bastı. Ben olanları şaşkınlık, merak ve hoşnutlukla izliyordum. Bu tokat benim için bir “Bonus” olmuştu. İzak Mirey’i sımsıkı tutarak yanına çekti ve bir tokat daha attı. Mirey’in yanakları kıpkırmızı olmuştu. İzak bağırmaya başladı:
– “Kaltak, beni Tolga’yla aldatırken bunları hesaba katmamıştın, değil mi? Ama yaptığını ödeyeceksin! Hem de hepsini. Hadi şimdi aç ağzını. Yoksa seni öyle bir benzetirim ki, bir daha insan içine çıkamazsın.”
Mirey’in fena halde canı acımıştı ve kadınlık gururu incinmişti. Gülümseyerek Ona bakıyordum. Ayağa kalkmaya çalıştı ama birden İzak’ın üçüncü tokadı yüzün de patladı. Dudağı kanamaya başlamıştı. Öylece kalakaldı. İzak onu başından tuttu ve yarağını yüzüne sürtmeye başladı. Mirey itiraz etmiyordu ama büyük bir şaşkınlık içindeydi. İzak’ın penisine Mirey’in dudağından sızan kanlar bulaşmıştı. İzak birden Mirey’i kendi haline bıraktı ve üzerindeki bornozu çıkarıp attı. Çırılçıplaktı ve penisi yumuşaktı. Bana emredercesine seslendi:
– “Sonay! Lütfen buraya gel ve yarağımı ağzıma al. Mirey’in biraz derse ihtiyacı var galiba.”
– “Mirey’in bence derse ihtiyacı yok. Tolga’nınkini Gayet güzel emiyordu.”
– “Lütfen dediğimi yap!”
– Tereddüt etmeden ayağa kalktım, bornozumu koltuğa bıraktım. Mirey’e bir bakış attım ve İzak’ın önünde diz çöktüm. Yumuşacık yarağının tamamını ağzıma aldım ve emmeye başladım. Dilim de Mirey’in kanının tadını hissettim ama iğrenmedim. Aksine tuzlu ve sıcak tadı hoşuma gitmişti. İzak’ın penisi Benim ağzımda büyümeye başladı. Vantuzlayarak emiyor, dilimi de boydan boya arada bir ağzımdan çıkardığım yarağın etrafında gezdiriyordum. İzak sağ eliyle Benim başıma arkadan destek veriyor, yarağının emilme ritmini kendi belirliyordu.
Az sonra ağzımdaki penisin tamamını sığdıramaz oldum. İzak’ın koca yarağını ağzımdan çıkardım. Hayranlıkla baktım ve yeniden küçük dil darbeleriyle başını yalamaya başladım. Zevkten titreyen İzak, çabucak boşalmak istemediği için Beni penisinden uzaklaştırdı ve kenarda anlamsız gözlerle bizleri izleyen Mirey’in yanına gitti. Benim tükürüklerimle vıcık vıcık olmuş yarağını karısının yüzün de gezdirmeye başladı. Mirey itiraz etmeden duruyordu.
– “Aç ağzını” diye fısıldadı İzak.
Mirey ağzını açtı. İzak kazık gibi olmuş yarağını köküne kadar Mirey’in ağzına soktu ve gidip gelmeye başladı. Mirey karşı koymuyor ama emmiyordu da. Bir süre bu şekilde karısının ağzımı pompalayan İzak sonunda vazgeçti ve Mirey’i ayağa kaldırdı. Kararlı hareketlerle kanepeye taşıdı. Mirey’i sırtüstü kanepeye yatırdı. Beni çağırdı
– “Gel Sonay. Soy onu. Çırılçıplak kalsın.”
Bu gece bir denileni iki yapmamaya niyetliydim. Hayatımın en ilginç gecelerinden birini yaşıyordum. Mirey’i soymaya başladım. Önce ayakkabılarını çıkardım. Pantolonunun düğmelerini çözdüm ve belinden/bacaklarından sıyırarak çıkardım. Mirey’in upuzun ve harika biçimli bacaklarında ellerini gezdirdim.
– “Bu kaltağı perişan edeceğim” diye düşündüm.
Gömleğinin düğmelerini de çözdüm. Her zaman ilgimi çekmiş olan silikonlu görünümlü iri göğüsler sutyenden de kendini belli ediyordu. İzak kenara çekilmiş olanları izliyordu. Sonra tepkisiz yatan Mirey’in sutyenini de çıkardım.
“Gerçekten olağanüstü göğüsleri var orospunun” diye düşünmeden edemedim.
Mirey’in külotunu da çıkardım ve karşımda çırılçıplak yatan bu harika yaratığı uzun uzun inceledim.
– “Bir vücut bu kadar mı kusursuz olur?”
Kendime daha fazla engel olamadım ve Mirey’in şahane göğüslerini iki elimle yanlardan kavradım. Diriliklerine hayran oldum. Taş gibiydi. Kendi göğüslerim de güzeldi ama Mirey’inkiler bambaşkaydı. Dilimle uçlarına dokundum. Daireler çizerek yalamaya başladım.
Mirey hala tepkisizdi. Gözlerini tavana dikmişti. Dudaklarının kenarında kurumuş kan vardı. Mirey’in göğüs uçlarını emmeye geriştim. İkisini de uzun uzun emdim, sömürdüm. Tatlarına doyamıyordum. Dilimi fırça gibi kullanarak iki göğüs ucu arasında hızla gidip geliyordum. Yavaş yavaş ısırmaya başladım.
Mirey hafifçe inledi. Bu inleme zevkten mi, acıdan mı anlaşılmadı. Dakikalar boyunca Mirey’in göğüslerine adeta tapındım. Onları yedim bitirdim. Onlara doyduğum da dilimle aşağılara yöneldim. Önüme çıkan her noktayı yalayarak, göbek deliğine ulaştım. Bu güzel çukuru uzun uzun yaladım. Amını pas geçtim ve Mirey’in uzun bacaklarının her noktasını yalayarak, öperek, ısırarak ayaklarına kadar indim.
Mirey gözlerini kapamıştı. İzak ise koltuğa oturmuş, mastürbasyon yapıyordu. Benim Mirey’e tapınma seremonisine karışmak istememişti. Böyle bir sahneyi bir daha izleyemeyebilirdi. Mirey’in ayak bileklerini, topuklarını öptüm. Parmak aralarını tek tek yaladım ve parmaklarını emdim. Bir kadına bunu yaptığıma inanamıyordum ama yapmaktan da kendimi alıkoyamıyordum.
Dakikalar süren bu ayak fetişizmi sahnesinden sonra Mirey’i kanepede ters çevirdim. Mirey itiraz etmeden yüzükoyun uzandı olabilecek her şeyi büyük bir çaresizlik içerisinde kabullenmişti. Önümde uzanan şahane popoya, kalçalara, sırta baktım. Az önce ön tarafa yaptığımı arkaya da uyguladım. Mirey’in bacaklarının arkalarını, sırtını, omuzlarını öptüm, yaladım. Sonunda poposuna geldim. Yumuşacık kalçaları uzun uzun öptüm, kokladım, ısırdı. Mirey artık açık açık inlemeye başlamıştı.
-“Güzel” diye düşündüm. “Kıvama geliyor.”
Ellerimle Mirey’in kalçalarını açtım ve küçücük popo deliğine baktım. Başımı gömdüm ve iştahla bu deliği yalamaya, adeta dilimle onu sikmeye başladım. Daha sonra bacaklarını iyice ayırdım yatağın üzerindeki yastığı kalçalarının altına yerleştirdim amı ve götü artık iyice ortaya çıkmıştı. Dilimle yeniden göt deliğine yöneldim dilimin daracık deliğin etrafında gezdiriyor arada bir de elimle iyice ayırdığım deliğin içine sokmaya çalışıyordum. Sonra yavaşça dilimi aşağı kaydırdım arkadan amının dudakların alabildiğim kadar tek tek ağzıma alarak emdim. Sonra ortasındaki yarığı boydan boya yaladım. Mirey’in inlemeleri hızlandı ve kesik kesik çığlıklar atmaya başladı amın içindeki salgılar birden artmıştı İnlemelerine aldırmadan yalamaya devam ettim.. Kaltak ağzımın içerisine sarsılarak boşaldı. Birden İzak’ın sesini duydum. Gördükleri karşısında daha fazla dayanamamıştı.
Aceleyle Mirey’i bıraktım ve İzak’ın önüne çömeldim. İzak da boşalmak üzereydi hemen İzak’ın kazık gibi sert yarağını elime aldım ve erkeğime mastürbasyon yapmaya başladım. İzak’ın gözleri kaymış, kendinden geçmişti. Penisi ağzıma almadan elimle İzak’ı boşalttım. İzak nefes nefese, inleyerek, hırlayarak tüm spermlerini Benim yüzüne fışkırttı. Benim ağzım, burnum, çenem, gözlerim, kısacası tüm yüzüm İzak’ın spermleriyle kaplanmıştı.
Bu spermlerin hepsini parmaklarımla topladım ve ağzıma aldım. Ama yutmadım. Doğru Mirey’in yanına gittim ve ağzımda biriktirdiğim tüm spermleri Mirey’in yüzüne, dudaklarına akıttım. Mirey ifadesiz gözlerle bakmaya devam ediyordu ama karşı koymadı. Tükürdüğüm spermleri dilimle Mirey’in tüm yüzüne yaydım, adeta bir güzellik maskesi yaptım. Sonra dudaklarımı Mirey’in dudaklarına bastırdım ve öpmeye başladım. Mirey hemen ağzımı araladı ve bu öpücüklere karşılık verdi.
Derken iki kadın tutkuyla öpüşmeye başladık. Gerçekten ilginç bir görüntü oluşmuştu. Mirey ile zevkle, şehvetle öpüşüyor, dillerimiz-dudaklarımız birbirini kavrıyordu. Mirey’in dudaklarının kenarındaki kurumuş kan, İzak’ın cıvıklaşan spermleri dillerimizin arasında köprüler oluşturuyordu. Uzun süren bu öpüşmenin ardından, Aşağıya yöneldim ve az önce yarım kalan işime geri döndüm.
Bu sefer doğrudan Mirey’in amını öpmeye, dilimle amının dudaklarını ayırıp yalamaya, dilimi mümkün olduğunca Mirey’in içine sokmaya başladım. Mirey kendini koyuvermiş, yüksek sesle inliyordu. İzak:
– “Hani sen biseksüel değildin, ne oldum karıcığım?” diye seslendi.
Mirey cevap vermedi. Bu arada ritmimi artırdım ve sanki cinsel birleşme yaşıyormuş gibi Mirey’i dilimle sikmeye başladım. Bu işi o kadar ustaca yapıyordum ki, Mirey zevkten kendinden geçmiş, elleriyle Benim başıma bastırıyordu. Derken Mirey çığlık çığlığa orgazm oldu. Kadınlık sıvıları Benim yüzünü kapladı. Sonay istifini bozmadan yalamaya, öpmeye devam ettim. Sıvıların bir kısmını zevkle yuttu.
Sonra doğruldum ve gidip İzak’ı öpmeye başladım. Dilimle Mirey’in kadınlık sıvılarını kocasının ağzına, yüzüne yaydım. İzak çılgınca Beni öpüyor, Benim dilimi tutkuyla emiyordu. Bir süre sonra yeniden Mirey’e yöneldim ve Mirey’in bacaklarını iyice aralayıp, hem ön hem arka delikleriyle ilgilenmeye başladım. Tatlı tatlı arka deliğini yaladım ve dilimi sokabildiğim kadar içine soktum. Mirey yeniden inlemeye başlamıştı. Derken birden sağ elimin iki parmağını Mirey’in vıcık vıcık olmuş amına soktum. Mirey zevkle titredi. Bunun üzerine iki parmağını daha biraz zorlayarak Mirey’e soktum.
Böylece Benim dört parmağım Mirey’in içindeydi. Yavaş yavaş sokup çıkarmaya, Mirey’i elimle sikmeye başladım. Bir yandan da arka deliğini zevkle emip, yalıyordum. Birkaç dakika sonra Mirey çıldırmış gibi inlemeye, tüm vücudu titremeye, kasılmaya başladı. Bu arada elimi içerde tutmakla beraber kendim yukarıya yöneldim ve Mirey’in göğüslerini ısıra ısıra emmeye başladım. Sol elimin baş parmağını da Mirey’i inlete inlete arka deliğine soktum. İki elim Mirey’in iki deliğinde, dudaklarım göğüsleri de, dakikalar boyunca Mirey’i sömürdüm. Bu sırada Mirey üst üste orgazmlar yaşadı ve kendinden geçti.
Gördükleri karşısında yeniden uyarılan İzak artık olaya katılma vaktinin geldiğini anladı ve Mirey le beni birbirimiz den ayırdı. Mirey’i sırtüstü, başı dışarı sarkacak şekilde kanepeye uzattı ve yarı sertleşmiş yarağını karısının ağzına yerleştirdi. Mirey minnettarlıkla emmeye başladı. Böylece İzak, bir yandan ritmik hareketlerle karısının ağzını becerirken, bir yandan da iri göğüslerini yoğuruyordu.
Az sonra İzak’ın penisi kazık gibi olmuştu ve Mirey’in ağzına sığmamaya başlamıştı. İzak hiç aldırmadan pompalamaya devam ediyordu. Arada bir nefes alması için yarağını bir kaç saniyeliğine çıkarıyor, bu esnada Mirey ağzımda biriken salyaları tükürüyor, sonra yeniden kocasının iri yarağını gırtlağına kadar alıyordu. Tüm odayı ıslak dudaklar ve dille, penisin birleşmesinden kaynaklanan şapırtılar, inlemeler, Mirey’in zaman zaman öğürme sesleri kaplamıştı.
Müthiş tahrik olmuştum odada orgazm olmayan tek kişi bendim ne yapacağımı bilemez halde İzak’ın arkasına geçip, poposunu ısırmaya, öpmeye geriştim. Bunun üzerine, İzak biraz öne eğilerek arka deliğini ortaya çıkardı ve Beni oraya yöneltti. Dilimi kılların arasından İzak’ın arka deliğine sokup çıkarmaya, önüme gelen her yeri öpüp, yalamaya başladım.
İzak, penisi Mirey’in ağzında, arka deliği Benim dilim de zevk çığlıkları atıyordu. Bir süre sonra Ben de kanepeye Mirey’in yanına aynı pozisyonda uzandım. Bunun üzerine İzak yarağını sırayla ağzımıza sokup pompalamaya, “Deepthroatinğ”E başladı. Böyle bir zevk çok az erkeğe nasip olmuştur. İki şahane kadın önünde yatarken, İzak sırayla yarağını ağızlarımıza veriyor, elini de boşta kalanın ağzına sokup parmaklarını emdiriyordu. Kısa bir süre önce boşaldığı için kolay kolay gelmeyeceğini biliyor, anın zevkini iyice çıkarıyordu. Penisi bizlerin salyalarıyla sırılsıklam olmuştu ve penisi birimizin ağzından diğerine geçerken arada salya köprücükleri oluşuyordu. Bir süre sonra İzak kanepeye sırtüstü uzandı.
– “Hadi kızlar. Gelin, ikiniz birden yarağımı yalayın.”
İkimizde ikiletmeden hemen göreve atıldık. Önce ben penisi ağzıma alıp emmeye başladım. Mirey de bu esnada penisin gövdesini iştahla yalıyor, İzak’ın taşaklarını avuçlayıp, ağzına sokmaya çalışıyor, zevkle emiyordu.
Sonra yer değiştirdik; Mirey penisin başını, ben taşakları emmeye başladım. En sonunda da ikimiz birden penisin gövdesini yalamaya, bir yandan da öpüşmeye başladık. İzak gözlerini kapamış, iki eliyle başlarımıza bastırıyor, yalama tempolarını ayarlıyordu.
Daha fazla dayanamayarak birden doğruldum ve bir hamlede İzak’ın yarağının üzerine oturdum. Çılgınca bir ritimle gidip gelmeye, İzak’la birleşmeye başladım. Orgazma ulaşmam an meselesiydi. Mirey de boş durmuyor, Benim göğüslerini öpüp, emiyordu. Kısa süre sonra çığlık çığlığa orgazma ulaştım ve biraz sakinleştim.
Ama hala çok azgındım ve İzak’ın üzerinde ters dönerek bu kez koca penisi arka deliğime yerleştirdim. Az önce Benim kadınlık sıvılarımla ıpıslak olan İzak’ın penisi rahatça deliğe girdi. Ata biner gibi İzak’ın penisine binmiş, ileri geri yaylanarak arkamı becertiyordum. Mirey de kocasının göğsünü, karnını öpüp yalıyor, sonra yukarı gelip dudaklarını öpüyordu. Karı-koca uzun zamandır yaşamadıkları bir tutkuyla öpüşüyor, birbirlerini yiyordu.
Yaklaşan ikinci orgazmı hissedince tempomu iyice artırdım ve az sonra yeniden orgazm oldum. İzak hala boşalmamıştı ama az kaldığını hissediyordu. İki kadını birden kendine çekti ve yarağını ağızlarımıza verdi. Mirey ve ben erkeğimizi boşaltmak için müthiş bir gayretle emmeye, yalamaya geriştik. Az sonra İzak kasılmaya, titremeye başladı. Boşalmak üzereydi. Penisi serbest bıraktık ve iki yandan aşağı yukarı yalamaya devam ettik. Penisin başının serbest bırakılması İzak’ın orgazmını biraz geciktirdi ama dillerimizin ritmik hareketlerinin yeniden başını döndürmesi pek zaman almadı. Gelmekte olan orgazm Beynini uyuşturdu, gözlerini kapadı.
Mirey ve ben sırılsıklam yaptığımız penisi şiddetle ve arzuyla yalamayı sürdürüyorduk. Olacakları anlamıştık. Birden İzak inleyerek döllerini fışkırtmaya başladı. Penisi bir o yana, bir bu yana çeviriyor, Mirey’le ikimizde ikisi de fışkıran döllerden payımızı almaya çalışıyorduk. İzak uzun uzun boşaldı. Taşakları ağrırcasına spermlerini yüzlerimize saçtı.
Sonunda sakinleştiğinde, Mirey ile yüzlerimize, dudaklarımıza, İzak’ın karanına saçılan dölleri yalayarak topluyor, dillerimiz arasında paylaşıyor ve sonunda yutuyorduk. Bir kaç dakika içinde ortalıkta İzak’a ait en ufak bir sperm damlası kalmamış, hepsi midelerimize gitmişti. On dakika sonra odayı sessizlik kaplamış, sarmaş dolaş olmuş iki kadın ve bir erkek derin bir uykuya dalmıştık…
Ertesi sabah uyandığımda mutfaktan nefis bir kahve kokusu geliyordu. Hava sıcak olduğun dan üzerime bir şey giymeden, çırılçıplak mutfağa gittim. Utanma duygumu neredeyse tamamen yitirmiştim. Mirey geceliğiyle kahvaltı hazırlıyordu. Beni karşısında çırılçıplak görünce şaşkınlığını gizleyemedi.
– “Günaydın Sonay. Giysilerini bulamadın herhalde.”
– “Günaydın. Yoo, içerisi sıcak. Zaten duşa giricem şimdi.”
– “OK. Kahvaltı 10 dakikaya hazır.”
– “İzak çıktım mı?”
– “Evet, bu sabah toplantısı vardı. Aslında benim de fazla vaktim yok.”
Çıplak vaziyette kahvaltımı yaparken aklımdan şeytani fikirler geçiyordu. Mirey’den intikamını almıştım. Onunla ilgili tek bir planım kalmıştı: İşten attırmak! Bunun da yolu Rıfat Bey’den geçiyordu. O halde artık Rıfat Bey’e oynamalıydım. Rıfat Bey’in bana her zaman ilgi gösterdiğini biliyordum. Şimdi ilgisine karşılık görecekti…
Ofisin asansöründe Erman Bey’le karşılaştım. Onu bir süredir ihmal etmiştim; açıkçası hem vakti olmuyordu, hem de ondan sıkılmıştım. Erman Bey ise aksine çok istekliydi.
– “Sonay, seni çok özledim. Ne dersin bu akşam bize gidelim mi? Bizimki annesinde kalacak.”
Erman Bey bunları söylerken bir yandan da ellerini benim göğüslerime götürmüş, elbisemin üzerinden memelerimi avuçluyordu. Kendimi kurtardım.
– “Erman rica ederim sakin ol! Burası yeri değil.”
– “Ne olacak canım. Kim görecek?”
– “Bu konuda riske giremem. Rezalet çıkmasını istemiyorum.”
– “Ee, akşam için ne diyorsun? Geliyor musun bana?”
– “Sanmıyorum Erman. Bu akşam Tolga’yla gitmemiz gereken bir yer var.”
– “Ne zaman görüşeceğiz peki?”
– “Bilmiyorum.”
– “Bu akşam ne yapacağım ben tek başıma? Kaç gündür seni hayal ediyordum.”
Asansör katta durdu. Odama doğru yürürken elimle
– “Sonra görüşürüz” anlamında bir hareket yaptım. Yarım saat sonra kahvemi içerken aklıma yepyeni bir fikir geldi. Asansörde Erman’dan ne kadar sıkıldığımı hatırladım. Üstelik yerli yersiz istekleriyle beni zora sokuyordu. Harika bir planım vardı. Aynı anda hem Mirey’den, hem de Erman’dan kurtulacaktım. Hemen planımı uygulamaya koymaya karar verdim ve doğru Mirey’in yanına gittim. Yerinde yoktu. Sonunda Mirey’i asansör boşluğunda sigara içerken buldum.
– “Mirey sana maalesef kötü haberlerim var.”
– “Nasıl yani, ne haberi?”
– “Yarım saat önce Rıfat Bey’le Erman Bey’i aralarında konuşurlarken duydum. Senin performansından hiç memnun değillermiş. Böyle giderse yakında işten çıkarmamız gerekebilir dediler.”
Mirey’in beti benzi attı. Şaşkınlıktan ve üzüntüden konuşamadı.
– “Ben de az önce Erman Bey’e bu konuyu açtım.”
– “Ne dedin?”
– “Rıfat Bey’le konuştuklarınıza kulak misafiri oldum. Neden Mirey’in performansını beğenmiyorsunuz diye sordum?”
– “O ne dedi peki?”
– “Seni biraz ilgisiz ve dalgın buluyorlarmış.”
– “Ne münasebet? Ben görevlerimi gayet güzel yapıyorum.”
– “Bu konuda seninle hemfikirim. Ama böyle düşünüyorlar işte.”
Mirey sustu. Düşüncelere dalmıştı. Bir sigara daha yaktı.
– “Demek beni işten çıkaracaklar. Off Sonay, şu an buna kesinlikle hazır değilim.”
– “Üzme kendini.”
– “Nasıl üzmem? Ben bu şirkette çalışmaktan çok memnumum.”
– “Bence yapabileceğin bir şeyler var.”
– “Ne gibi?”
– “Erman Bey senden her zaman çok hoşlanmıştır.”
– “Hadi canım! Ciddi misin? Hem ne yapayım yani? Bak işte, hem hoşlanıyor, hem işten atıyor!
– “Çünkü senden karşılık göremiyor. İkiniz de evlisiniz. Senden öylesine hoşlanıyor ki, her gün karşısında görüp, bir şey yapamamak onu çok rahatsız ediyor.”
– “Bu yüzden mi beni gözden çıkardılar dersin?”
– “Bence bu iş tamamen Erman Bey’in başının altından çıkıyor. Rıfat Bey senin performansını nereden bilecek?”
– “Hmm. Haklısın sanırım. Ama ne yapabilirim?”
– “Bence çok şey yapabilirsin.”
– “Nasıl yani? Gidip Erman Bey’e yakınlık mı göstereyim şimdi durup dururken?”
– “Aynen öyle.”
Planımı ustaca kurgulamış Mirey attığım yemi yutmuş sazan gibi oltaya gelmişti. Şimdi yapmam gereken basit bir şey vardı. Erman Bey’in odasını gözetledim. Odasından ayrılır ayrılmaz Çantamda taşıdığım minik kamerayı Erman Beyin odasında port mantonun üzerinde asılı duran ceketinin yakası ile göğüs cebinin birleştiği yere gizlice yerleştirdim Çekti askının üzerinde düzelterek masanın üzerini görecek şekilde ayarladım böylece bir aksilik olmazsa Ermen Beyi takip edebilecek hatta yatak odasını bile gözetleyebilecektim. Çünkü Erman Bey oldukça titiz biriydi ve hastalık derecesinde eşyaların simetrisine dikkat ederdi Evinde kaldığım günlerde fark etmiştim ki Ceketini sürekli yatak odasındaki portmantonun üzerine düzgün bir şekilde asıyor
Odama giderek laptopuma kendi şahsi internetimi taktım böylece şirketten alıcının İp sini Kameranın ara yüzüne girdim. Erman Beyin odasının görüntüleri net bir şekilde pc me gelmeye başladı. Artık her şey tamamdı. Erman Bey şirketten ayrılsa bile yakınlarında olduğum sürece görüntüleri alabilecektim. Odamda beklemeye başladım. Fazla geçmeden Erman Bey odasına geldi ve görüntüye girdi.
Erman Bey keyifsiz bir şekilde bir yandan kahvesini yudumlayıp, bir yandan internette girdiği seks sitelerinde dolaşıyordu. Kaç gündür bu akşamı bekliyor olmalıydı. Benimle yaşadıklarını aklından çıkaramıyor, tüm bunlar hiç olmamış gibi eski hayatına, Aysel’e dönmeyi kabullenemiyordu. Benim ona olan ilgimi neden kaybettiğini de anlayamıyordu. Düşüncelere dalmıştı. Kapısının tıklatıldığını duydu.
– “Gir.” Açılan kapıdan Mirey başını uzattı.
– “Erman Bey, vaktiniz var mı?”
Erman Bey bir an şaşaladı. Hemen internet Explorer kapattı. Birkaç saniyelik gecikmeyle Mirey’i cevapladı:
– “Tabii Mirey. Gelsene.”
– “Şey oturabilir miyim?”
– “Elbette, sorman ayıp! Buyur!”
Mirey hafifçe kırıtarak Erman Bey’in karşısındaki koltuğa kuruldu. Doğrudan Erman Bey’in gözlerinin içine bakarak söze girdi.
– “Erman Bey. Bugünlerde kafam çok karışık. Biliyorsunuz, bu şirkette neredeyse üç yıldır çalışıyorum. Başlangıçta yönetici asistanı olarak işe başlamıştım, sonradan insan kaynaklarına geçtim. Bence kariyerime yeni bir yön vermemin zamanı geldi. Sizinle bu konuda konuşmak istiyordum.”
– “Benimle fikirlerini paylaşmana gerçekten sevindim Mirey. Fakat bu konu enine boyuna konuşulmalı.” Durdu. Birden aklında bir şeytanlık uyanmıştı.
– “İstersen bunu mesaiden sonra konuşalım. Hem ofis atmosferinin dışına çıkmış oluruz. Ne dersin, mesela bu akşam bir yerde yemek yerken konuşalım mı?”
– “Benim de aklımdan böyle bir şey geçiyordu. Nereye gidelim?”
– “Siz gençler bu işleri daha iyi bilirsiniz. Sen seç.”
– “Ok. Saat 7 gibi çıkarız, olur mu?”
– “Çok iyi.”
Mirey odadan çıkarken, Erman Bey daracık kotun gizleyemediği harika kalçalardan gözlerini ayıramıyordu. Upuzun bacakların üzerindeki nefis popo her erkeği baştan çıkarabilirdi.
– “Bende de ne şans var ama. Bir kapı kapandı, başkası mı açılıyor ne? Dur bakalım, en azından bir yemek yeriz. İnsan böyle bir kızla her zaman dışarı çıkamaz” diye düşünmekten kendini alamamıştır buna emindim.
O akşam saat yedi buçuğa doğru Erman Bey ve Mirey şirketten birlikte çıktılar. Departmanlardaki herkesin çıkmasını beklemişlerdi. Birlikte çıktıklarının görülmesi dedikodulara yol açabilirdi. Bende arabama atlayarak peşlerinden gittim. Arabamı görüntüleri alabileceğim bir mesafeye park ettim Laptopum açık ve her şey yolunda idi
Yarım saat sonra şehrin yeni açılan pahalı restoranlarından birinde içkilerini yudumlarken, söze Erman Bey girdi.
– “Anlat bakalım Mirey. Kariyerini hangi yönde ilerletmek istiyorsun? Aklından neler geçiyor?”
– “Erman Bey, aklımda net bir şey yok aslında. Sadece yeni bir motivasyona, farklı görev tanımlarıma ihtiyaç duyuyorum.”
– “Mirey, bak baştan anlaşalım. Ofiste değiliz, lütfen bana “Erman Bey’ demekten vazgeç. ‘Erman’ yeterli; kendimi iş görüşmesinde hissediyorum.” Mirey kıkırdadı.
– “Peki Erman, sen nasıl istersen.”
– “Hah şöyle. Biz şu anda iki arkadaş olarak sohbet ediyoruz. Resmiyeti bırakalım. Yoksa aklımızdan geçenleri yeterince açık ifade edemeyiz.”
Aradan bir saat daha geçtiğinde samimiyet ilerlemiş, içkinin de katalizörlüğün de muhabbetin dozu artmıştı.
– “Mirey, biz neden 3 yıldır seninle böyle bir yemeğe çıkmamışız ki? Baksana harika vakit geçiriyoruz. Bundan sonra sık sık bunu tekrarlarız artık.”
– “Kaybedilmiş bir şey yok. Ben de seni daha yakından tanımak isterim. Ofiste tanıdığım Erman Bey’le, bir arkadaş olarak tanıdığım Erman birbirlerinden çok farklılar. Kusura bakma, ben seni soğuk bir adam olarak tanımıştım. Şimdi anladım yanıldığını. Sen çok sıcak, tatlı biriymişsin.”
– “Teşekkür ederim. Sen de öyle. Ben de seni kendini beğenmiş, çevresini pek takmayan bir kız sanıyordum. Bunda da haklı olduğunu düşünürdüm.”
– “Aa, neden?”
– “Çünkü sen çok güzel bir kadınsın. Ve bunun farkındasındır sanırım. İnsanlara biraz uzak durmanda fayda var.”
– “İltifat için teşekkürler. Fakat anlamadım. Neden insanlara uzak olmalıyım?”
– “Aksi takdirde hemen seninle yakınlaşmak isteyen çapkın erkekler ve kıskanç kadınlar olur da ondan. Hem ben bunları iltifat etmek için söylemiyorum.”
– “Tekrar teşekkür ederim Erman. Söylesene, sen de beni çekici buluyor musun?”
Erman böyle bir soru karşısında ne diyeceğini bir an düşündü. İşler beklemediği bir yöne kayıyordu. Ve bu yön Erman’ın hayalini bile kuramayacağı bir yöndü.
– “Evet, neden saklayayım, bence çok çekici bir kadınsın. Umarım açık sözlülüğümden rahatsız olmazsın.”
– “Aksine, çok hoşuma gittim. Cesur erkekleri severim.”
Bir süre ikisi de sustu. Şimdi ne diyeceklerini bilemiyordu. İkisinin de kendine göre çekinceleri vardı. Sessizliği bozan, artık bu noktadan dönülmeyeceğini bilen Mirey oldu.
– “Aslında benim sana bir itirafım olacak.”
– “Nedir?”
– “Bu akşam beni gerçekten çok şaşırttın, etkiledin. Böyle bir şeyi hiç beklemiyordum.”
– Erman kulaklarıma inanamıyordu. Şans meleğinin omuzuna dokunduğunu hissediyordu.
– “Buna çok sevindim. Senin gibi birini etkileyebildiğime göre, demek ki, biz de hala iş varmış.”
– “Buna eminim.” Erman hesabı öderken,
– “Şimdi ne demeliyim?” diye düşünüyordu. Doğrudan hamle yapıp, başka bir yere filan mı davet etmeliydi, yoksa dozunda mı bırakmalıydı. Şans yine kapısını çaldı.
– “Aa, saat 10’a geliyor. Hiç farkına varmamışım.”
– “Eşin merak edecek.”
– “Yoo, ondan yana sorun yok. Bu akşam geç çıkacak İzak. Önemli birileri Türkiye’ye gelmişler. Böyle günlerde ofiste kaldığı bile olur. Ben senin adına kaygılandım.”
– “Ben bu akşam bekarım. Eşim evde yok.”
– “O zaman dert etmeye gerek yok. Belki kahve içmeye başka bir yere gidebiliriz.”
– “Mirey, benim müzikten, kalabalıktan canım sıkıldı. Ne dersin, kahveyi benim evde içelim mi? Buraya çok yakın oturuyorum.”
Mirey biraz duraksadı. Yüzünde de adamı tavlamanın gülümsemesi vardı. Fakat artık kendini çekemezdi. Hem Erman’dan gerçekten biraz etkilenmişti sanrım. İçk**en olsa gerek diye düşündüm.
– “Tamam. Neden olmazın. Hadi gidelim.” dedi
Yol boyunca samimiyetleri iyice arttı. Bir radyo programındaki yarı müstehcen esprilere bol bol güldüler. Az sonra asansörde çıkarlarken, ikisi de susmuştular. Aralarında oluşan elektrik elle tutulabilecek bir yoğunluğa ulaşmıştı.
Erman anahtarla kapıyı açıp, içeri girer girmez, loş antrede bir an birbirine baktılar ve ardından Erman Mirey’i sert bir hareketle kapıya dayayıp, dolgun dudaklarıma yapıştı. Mirey bu kadar acele edeceğini düşünmemişti ama dudaklarında dolaşan Erman’ın sıcacık diline karşı koyamayacağını anladı. Sadece biraz daha rahat bir ortam istiyordu. Erman’ı iterek kendinden uzaklaştırdı.
– “Lütfen kızma. Sadece kapı önünde istemiyorum.”
– “Dayanamıyorum. Seni çok arzuluyorum.”
Erman’la Mirey içeri girdi. Erman kızın elinden tuttuğu gibi doğru yatak odasına yöneldi. Sonra bir an için görüntü gitti görüntüde büyük bir titreme ve karanlık bir ortam oluştu.
– “Eyvah” dedim. Kendi kendime
Sonra yavaş yavaş görüntü yeniden gelmeye başladı. Ve bir müddet sonra da her şey netleşti. Şansım yaver gitmiş Tam tahmin ettiğim gibi Erman ceketini Yatak odasındaki port mantoya asmış sonrada ceket kırışmasın diye dikkatlice düzeltmişti.
Mirey’i sırtüstü yatağa adeta fırlatan Erman, aceleyle kızın gömleğinin düğmelerini koparırcasına açtı ve sutyenin üzerinden patlamaya hazır bomba gibi duran iri göğüslerini avuçladı. Mirey’in dudaklarından bir – “Oh” sesi çıktı. Erman ellerini göğüslerden çekmeden aşağıya indi ve Mirey’in göbek deliğini yalamaya başladı. Fısıldar gibi bir sesle
– “Sutyenini çıkar” dedi.
Mirey itiraz etmeden sutyenin kopçalarını çözdü. Erman gördüğü manzara karşısında bir an büyülenmiş gibi bakakaldı. Karşısında en az 95 cm ‘lik, son derece dik ve dolgun, harika biçimli memeler duruyordu. Bir an – “Silikonlular mı?” diye soracak oldu, sonra sorunun yersizliğinden utanıp, vazgeçti. Çıldırmış gibi memelere saldırdı. İki eliyle iki göğsü yanlardan sıkıştırıp, dilini aralarında badana yapar gibi gezdirmeye başladı. Zevkten başı dönmüştü. Penisi patlayacak gibi zonkluyordu. Mirey gözlerini kapamış, başını iyice geriye atmıştı. Aldığı zevk her halinden belli oluyordu. Erman inanılmaz bir coşkuyla Mirey’in göğüslerini somuruyor. Göğüslerini öyle bir avuçlamıştı ki, adeta acıtmak istiyordu Mirey’i. Erman nefes almaksızın tüm salyalarını akıtarak göğüs uçlarını emiyor, yalıyor, diliyle daireler çiziyordu. Arada bir hızını alamayıp, bir memeyi tek eliyle avuçluyor ve tamamını ağzına sokmaya çalışıyordu. Mirey zevk içinde inlerken,
– “N’olur Erman, dişlerinin izi çıkmasın, kocam sorabilir” diye fısıldıyordu.
– “Merak etme bebeğim.”
Ve Erman sanki Mirey’in sözlerini duymamış gibi ısıra ısıra, kanırta kanırta emmeye, Mirey’in bombaların tapmaya devam ediyordu. Sonunda öyle bir an geldi ki, spermlerinin kendiliğinden boşalıvereceğinden korkan Erman, aceleyle göğüslerden ayrıldı, pantolonunu ve külotunu sıyırdı; Mirey’i soyacak vakti ve hali yoktu; hızla yatağa tırmandı, kız ne oluyor diyemeden kazık gibi olmuş yarağını Mirey’in yüzüne dayadı. Mirey bir an şaşırdı ama karşı koymadı. Kendini olayın hızına bırakmıştı.
Ağzını açtı ve Erman’ın yarağının alabildiği kadarını ağzına aldı. Erman’ın dudaklarından bir
– “Ohh” koptu ve Mirey’in ağzını pompalamaya başladı. Çok değil, 10-15 saniye geçmişti ki, taşaklarından yükselen yakıcı sıvıyı hissetti. Mirey’in gözlerine baktı; kızcağız öylece yatıyor, üzerinde kudurmuş gibi hareket eden bu adama bakarak, ağzındaki penisin gidip gelmesini izliyordu. Erman bir şeyler söyleyecek oldu, gırtlağından ses çıkmadı. Başı döndü, nefesi kesilircesine kasılarak spermlerini adeta canını yakarcasına, katı katı Mirey’in ağzına boşaltmaya başladı.
Mirey’in midesi bulandı, Erman yaşında bir adamın bu kadar sperm üreteceğini herhalde ummamıştı. Öncü grubu karşı koymadan yuttu. Erman gelmeye devam ediyordu. Midesi bulanan Mirey, öğürerek Erman’ın yarağını ağzından çıkardı. Erman hala boşalmaya devam ediyordu ve gözlerini kapamıştı. Sperm banyosunun son kısmı, Mirey’in dudaklarına, yüzüne ve biraz da boynuna devam etti. Bu kadar zevkle boşalmamıştı epeydir.
Sonunda gözlerini açtığımda karşısında kendini izleyen Mirey’i buldu. Eliyle bastırarak penisindeki son damlaları da çıkardı ve Mirey’in sol göğsüne sürdü. Sonra parmaklarıyla Mirey’in yüzün den toparladığı spermlerini, kızın göğüslerine yayarak, yeniden göğüslerini yoğurmaya başladı. Artık Mirey’in göğüslerini Erman’ın şeffaflaşan spermleriyle pırıl pırıl olmuştu. Erman Kendi sperm kalıntılarını bu harika göğüslerden yalamamak için kendini zor tutuyordu. Sonunda sırtüstü yatağa serildi.
İki aşık hiç konuşmadan bir süre öylece yattılar. Erman durumlarının tuhaflığını düşündükçe gitgide artan bir utanca kapılıyordu. Mirey’in pantolonu ve külotu dizlerindeydi; Mirey’in ise sadece belden yukarısı çıplaktı. Yarım saat önceye kadar centilmence ve bir ağabey edasıyla konuştuğu Mirey’e sanki bir fahişe muamelesi yapmıştı. En ufak bir söz söylemeden ve onun alacağı zevkle hiç ilgilenmeden tamamen kendi zevkinin ve hayvansı güdülerini peşine düşmüştü. Yavaşça Mirey’e döndü ve yumuşak bir sesle konuşmaya başladı:
– “Mirey, senden özür dilemek istiyorum.”
Mirey de başını ondan yana çevirdi.
– “Neden?”
– “Çünkü… Çünkü ben kendime yenildim. Çok bencilce davrandım. O kadar tahrik oldum ki, sanki 15 yaşında bir yeniyetme gibi hareket ettim.”
– “Üzülme. Sen içinden geleni yaptın.”
– “Sevişmek tek taraflı bir şey değildir ki. Seni de düşünmeliydim.”
– “Evet, tabii. Ama geç kaldın!”
– “Çok üzgünüm.”
Sessizlik…
– “Bunu telafi etmeme izin ver.”
– “Nasıl?”
– “Seninle gerçekten sevişmeme izin ver. Göreceksin, çok mutlu edeceğim seni.”
– “Bunu yapmak istediğine emin misin Erman? ”
Mirey’in sesin deki kırgınlık çok net bir şekilde belli oluyordu. Bu gece her şey çok hızlı gelişmişti. Aslında zorla katıldığı yemekte, saatler ilerledikçe beklemediği biçimde Erman’dan hoşlanmaya başlamıştı. Bunda İzak’la son zamanlarda yaşadıklarının (veya yaşayamadıklarının!) payı inkar edilemezdi Beklide. İzak erkekliğine kavuştuktan sonra Onu tamamen yok saymaya başlamış adeta ona bir fahişe gibi davranır olmuş sürekli aşağılamaya başlamıştı. Sanki bunca zamandır senin yüzün den boşa zaman geçirmişim, şimdi kaybettiğim zamanı başka kadınlarla değerlendirerek senden intikam alıyorum der gibi, nerede akşam orada sabah, son derece hızlı bir seks hayatına kendini kaptırmıştı. Artık benimle bile eskisi kadar sık görüşmüyor du.
Mirey, onun Benim ile arada sırada seviştiğini biliyordu ama İzak bunun dışında da boş durmuyor, başta işyerindeki sekreteri olmak üzere (o kaltak bunu hep istemişti zaten!) parasının ve mevkisinin olanaklarını da kullanarak, önüne geleni beceriyordu. Yanı başındaki gencecik eşini, karşılaştığı her erkeğin başını döndüren eşini tamamen unutmuştu.
Tüm bunların da etkisiyle, o gece Mirey Erman’ın evine gelirken gerçekten onunla birlikte olmak, sevişmek istiyordu. Fakat bu şekilde, ucuz bir fahişe gibi değil. Yüzün de hala Erman’ın sperm artıkları vardı. Kendini çok mutsuz ve kullanılmış hissediyordu. Kıpırdamadan yatakta yatıyor, ne yapması gerektiğini düşünüyordu.
Bu arada banyodan dönen Erman, elinde tuttuğu kırmızı şarap şişesi ve kadehlerle yatağın kenarına oturdu. Gözleri Mirey’in göğüslerine takılmıştı ve yarağının yeniden hareketlenmeye başladığını hissediyordu. Banyoda üzerindekileri çıkarmış, yıkanmış ve çıplak vücuduna bornozunu geçirmişti. Kendini Mirey’e affettirmek, nasıl bir erkek olduğunu kanıtlamak için her şeyi yapmaya hazırdı.
– “Şarap içeriz değil mi?”
– “Bilmem, … Ok.”
– Erman kadehleri doldurdu ve kendininkini bir dikişte bitirdi.
– “Şimdi Mireyciğim. Kendini tamamen bana bırak. Sana harika bir gece yaşatacağım.”
Mirey’in itiraz etmesine gerek yoktu zaten. Erman ağır hareketlerle Mirey’in kotunun düğmelerini çözdü, ve genç kadının upuzun bacaklarına özlemle bakarak pantolonunu indirdi, ayaklarından çıkardı. Şimdi Mirey karşısında sadece beyaz, küçük bir külotla yatıyordu. Harika bir vücudu var diye düşündü Erman; bu vücutla çok rahat bir top model olabilir.
Külotu çıkardı, Mirey’in yeni tıraşlanmış aşk üçgenine hayranlıkla baktı. Yavaş hareketlerle bacaklarında dudaklarını gezdirmeye başladı. Öpücüklerle aşağılara indi, ayak bileklerini uzun uzun öptü, yaladı. Ayaklarına geçti ardından, bu biçimli, zarif parmakları, aralarını, tabanları öpücüklere boğdu. Parmakları tek tek emdi. Sonra yeniden tüm o uzun bacakları diliyle, dudaklarıyla, salyalarıyla kat ederek ve tek bir santimetreyi ihmal etmeden Mirey’in amına yöneldi.
Mirey gözlerini kapatmış, kendini Erman’a tamamen teslim etmişti. İçinde yükselen zevk dalgalarını hissedebiliyordu. Erman parmaklarıyla Mirey’in amını hafifçe araladı, klitorisine tatlı tatlı masaj yaptı. Mirey’in gırtlağından kopan inilti doğru yolda olduğunu kanıtlıyordu. Dilini ağzından çıkarabildiği kadar çıkardı ve küçük küçük darbelerle amın dudaklarını okşamaya başladı. Bu sefer saldırmıyor, önünde duran bu şahane kadınlık organının tadını çıkarıyordu.
Bu arada Mirey’in zevkten gözleri kararmıştı. Emmesi, yalaması için kendini Erman’ın ağzına doğru itiyordu ama Erman oralı değildi. İşkence eder gibi ağırdan alıyor, Mirey’i hayranlıkla izliyordu. Mirey çılgına dönmüştü:
– “Hadi Erman, devam etsene. Em beni!”
– “Biraz bekle sevgilim. Tadını çıkar.”
Erman komedinin üzerinden şarap şişesini aldı ve bir miktar şarabı Mirey’in göbek deliğinden aşağı boşalttı. Mirey zevkle titredi. Erman dilini göbek deliğine daldırdı ve biriken şarabı içti. Sonra aşağı indi ve Mirey’in organının dudaklarını ihtirasla emmeye başladı. Mirey bir çığlık attı. Biraz daha şarap döken Erman, bu sefer dilini iyice içerilere sokmaya başladı. Dilini ritmik bir şekilde 3-4 kez Mirey’in içine sokuyor, sonra çıkarıp klitorisini emiyordu. Bu tempoya Mirey’in dayanması mümkün değildi. Kısa süre sonra, çığlığı bastı:
– “Ohh! Geliyorum! Geliyorum, harikasın. N’olur durma, devam et!”
Erman’ın durmaya hiç niyeti yoktu zaten. Penisi yeniden sertleşmiş, çarşafları sürtünmekten kızarmıştı. Tüm gücünü diline vererek Mirey’i yalamaya, diliyle sikmeye devam etti. Az sonra Mirey çılgınca titremeye, kasılmaya başladı. Hareketlerini kontrol edemiyor gibiydi.
Erman dilin de yeni, farklı bir tat hissetti. Mirey boşalıyordu; ama ne boşalma! Kadınlık sıvısı bir sel olmuş, Erman’ın ağzına fışkırıyordu adeta! Erman yalamaya devam etti, bir yandan da bu şahane kadının sıvılarını yutuyordu. Mirey bir süre sonra tamamen hareketsizleşti ve yatağa gömüldü. Erman ise tam anlamıyla zevke gelmişti.
Hiç ara vermeden Mirey’in yeniden bacaklarına yöneldi; baldırlarını, diz kapaklarını ve arkalarını uzun uzun, tadını çıkara çıkara öptü, yaladı. Diğer ayağının her milimini salyalarına buladı. Sonra yeniden Mirey’in amına ulaştı. Şiddetle emmeye, yalamaya başladı. Mirey yeniden kıvranmaya, hareketlenmeye başlamıştı. Bu sefer aşk üçgeninde fazla kalmayan Erman, yukarılara çıktı, az önce tadına doyamadığı göğüsleri yeniden avuçlamaya, öpmeye, ısırmaya, yalamaya başladı.
Diliyle göğüs uçlarında daireler çizerken, bir yandan da sağ elinin orta ve işaret parmaklarını Mirey’in kadınlık organına sokup çıkarıyor, onu eliyle beceriyordu. Mirey çılgınca inliyordu; Erman bir an için komşular duyacak diye korktu. Mirey kıvranarak ve yumuşak hareketlerle esneyerek fısıldadı:
– “Erman, harikasın! Müthişsin! Hadi artık, seni içimde istiyorum!”
Erman’ın amacı farklıydı. Biraz önce duyduğu utancı tamamen yok etmek, kendini kanıtlamak, Mirey’i perişan etmek istiyordu. Daha fazla konuşmasına fırsat vermeden Mirey’in dudaklarını kendi dudaklarıyla kapattı. İki aşık tutkuyla öpüşmeye başladılar. Aslında bunun için öpüşmekten farklı bir terim kullanmak lazımdı çünkü Erman ve Mirey kah birbirinin dudaklarını emiyorlar, kah dillerini birbirlerinin ağızlarında keşfe gönderiyorlar, kah dilleri ortada buluşup ıpıslak, tükürük dolu bir dansa başlıyordu.
Erman bir yandan da Mirey’in göğüslerini avuçlarında hissediyor, gördüğü en güzel kadınlardan biriyle seviştiği düşüncesi aklını başından alıyordu. Penisi Mirey’in içine girmek, o sıcacık, yumuşacık amın içinde kasılmak arzusuyla zonkluyordu; ama yapmadı. Bunun yerine ağzını Mirey’inkinden kurtardı, kızı sert bir hareketle ters çevirdi ve altında yatan enfes vücudu inceledi. 3 yıldır her gördüğün de zevkten titrediği, güzelliğiyle adeta sinirlendiren kalçalara, popoya baktı. Şimdi elinin altındaydı işte. İstediğini yapabilecek denli tava gelmiş olarak hem de!
Uzandı ve Mirey’in ensesinden başlayarak aşağı doğru ilerlemeye başladı. Sırtını diliyle boydan boya kat etti ve sonunda dilini poponun iki yarısını ayıran yarığın başlangıç noktasına soktu. Sıcacıktı. Tutkuyla yaladı. Sonra başını kaba etlere gömdü. Uzun uzun kokladı, Mirey’in kokusunu içine çekti. Önce yavaş yavaş öptü kaba etleri, sonra tüm yuvarlakları yaladı. Diliyle de adını yazdı sol yarım küreye.
Kendi kendine gülümsedi.
– “Bir erkeğin bundan daha mutlu olacağı bir an olabilir mi acaba”, diye düşündü. Sonra şarap şişesine uzandı yeniden, yukardan aşağı, en tepe noktadan başlayarak Mirey’in iki deliğini de şarapla yıkadı. Erman’ın sıcak ağzından sonra şarabın serin teması Mirey’i ürpertti.
– “Bu adam ne yapıyor böyle?” diye düşünmüş olmalıydı.
– “Çıldırtacak mı beni?”
Yaklaşan yeni bir orgazmı hissediyordu. Erman, eline geçen yastıklardan birini Mirey’in altına yerleştirdi ve önündeki nefis popoya yumuldu. Ritmik hareketlerle boydan boya yalıyordu şimdi; Mirey’in iki deliğini de tadıyordu. Arka deliğini uzun uzun emiyor, dilini sokabildiği kadar sokuyordu içeri. Bu arada sağ elinin dört parmağını birden vıcık vıcık olmuş vajinaya sokup, içerisini kurcalıyordu.
Mirey’in gözleri kaymıştı zevkten; başı dönüyor, daha önce bilmediği şiddette bir orgazma kendini teslim ediyordu. Bağırmamak için yastığı ısırıyordu. Erman bileğine kadar sırılsıklam olmuştu. Kendini zafer kazanmış bir komutan gibi hissediyordu şimdi. Kendinden en az 20 yaş küçük bu enfes kadını tam anlamıyla teslim almıştı. Ama inatla onunla birleşmiyordu. Temposunu daha da artırarak Mirey’i yeniden yalamaya, dillemeye, emmeye başladı. Dudaklarının, dişlerinin arasına sıkıştırdığı klitorisini koparırcasına emiyordu. O kadar kendinden geçmişti ki, Mirey’in sesini zor duydu.
– “Erman, ben de istiyorum. Ben de seni emmek istiyorum. Hadi 69 yapalım!”
Erman bu isteği reddetmedi. Hemen yatağa sırtüstü uzandı ve Mirey de erkeğinin üzerine ters şekilde yattı. Kudurmuş gibi Erman’ın yarağını ağzına aldı ve son sürat vakumlamaya başladı. Erman da önünde uzanan popoyu zevkle izleyerek, Mirey’in ön ve arka deliklerini dillemeye başladı. Bir yandan da genç kadının sırtını ve yanlardan göğüslerini okşuyordu.
Sonra başına bastırmaya başladı, yarağını köküne kadar Mirey’in ağzına sokmaya çalışıyor, ritmik bastırışlarla genç kadının ağzıyla kendine mastürbasyon yaptırıyordu. Mirey boğulacak gibi oluyordu ama o kadar zevk alıyordu ki, Erman’ın yarağını var gücüyle somuruyor, gırtlağına değdirmek ister gibi emiyordu.
Birden amında farklı bir kasılma hissetti. İnanılmaz bir zevk dalgasıyla tüm vücudu ürperdi. Yeniden orgazm oluyordu. Çığlık atmamak çin önündeki penisi iyice ağzına soktu. Erman da bu sefer yuttuğu sıvının tadının farklılaştığını anlamıştı. Birden gerçeği gördü;
Bende kendi kendime
– “Ne yapıyor bu orospu böyle” dedim biraz daha dikkatli baktım.
Mirey zevkten işiyordu! Hem de ne işeme! Mirey bir yandan çıldırırcasına orgazm oluyor, bir yandan da kaslarını kontrol edemeyip, Erman’ın ağzına işiyordu. Korkunç bir utanma içinde kendini kaçırmak istedi ama Erman engel oldu.
– “Dur, gitme! Olan oldu artık.”
Ve Erman Mirey’in birbirine karışmış kadınlık sıvılarını ve çişini yutmaya devam etti. Müthiş hoşuna gitmişti bu duygu. Sanki artık tamamen sahip olmuştu Mirey’e… Mirey ise utana sıkıla Erman’a kaçamak bakışlar atıyor, yaptığına inanamıyordu. Bu kadar zevk alacağını, böyle kontrolden çıkacağını sanrım hiç beklemiyordu. Bir yandan da Erman’ın salyalarıyla vıcık vıcık ettiği yarağını emmeye devam ediyordu. Kendini bu kadar mutlu eden ve her şeyini kabullenen erkeğinin spermlerini son damlasına dek içmek istiyordu. Ama Erman’ın niyeti başkaydı… Kendini Mirey’den kurtaran Erman, yeniden genç kadını altına aldı.
– “Artık ben de boşalmak istiyorum Mirey. Hazır mısın?”
– “Evet sevgilim, hazırım. Nasıl istiyorsun beni?”
– “Arkanı dön ve domal!”
Mirey hiç itiraz etmeden hemen yüzü koyun yattı ve harika kalçalarını havaya dikti. Erman’ın yarağını kayganlaştırmak için bir şey yapmasına gerek yoktu. Bir hamlede köküne dek Mirey’in kadınlığına girdi. Mirey zevkle çığlığı bastı.
– “Yavaş Mirey. Duyacaklar.”
– “Engel olamadım kendime Erman. Harikasın. Kazık gibi!”
Erman ritmik hareketlerle gidip gelmeye başlamıştı bile. Mirey ise kıvranarak erkeğinin tempo tutturmasına yardım ediyor, aklını başından alan bu erkeğin kendini en iyi şekilde sikmesini sağlamaya çalışıyordu. Bu sefer Erman zevkten kudurmuş gibiydi. Kelimeler ağzından dökülüyordu:
– “Ohh, ohh! Harika! Nasıl? Hoşuna gidiyor mu Mirey? Nasıl sikiyorum seni?”
– “Harikasın Erman. Harikasın sevgilim. Devam et, iyice geçir bana.”
Bu sözlerin üzerine Erman ritmini artıracağına, aklına gelen şeyle aniden durdu ve zonklayan yarağını Mirey’in amından çıkardı.
– “Değişik bir şey yapmak istiyorum Mirey. Ne dersin? Bir yandan da, Mirey’in arka deliğini yalayarak, salyalarıyla ıslatmaya başlatmıştı bile. Olacakları anlayan Mirey, kararsızlık içindeydi. Bir yandan korkuyor, bir yandan da meraktan ve arzudan yanıyordu. Üstelik az önceki beklenmedik olay yüzün den kendini mahcup ve borçlu hissediyordu.
– “Tamam, ama çok acıtmazsın, değil mi?”
– “Merak etme, çok güzel olacak.”
Ve Erman iyice kayganlaştırıp, vıcık vıcık ettiği Mirey’in arka deliğine yarağının başını dayadı. Yavaş yavaş itmeye başladı. Mirey tüm vücudunda hissediyordu penisin başını, canı yanıyor ama zevk de alıyordu. Birden Erman tüm gücüyle yüklendi ve yarağının büyük bir kısmını Mirey’in arkasına soktu. Mirey’in gözlerinde şimşekler çaktı. Daha önce arkadan hiç yapmamıştı. Bir an sonra, aldığı zevkle titredi. Harika bir duyguydu bu. Daracık deliği erkeğinin yarağını tam anlamıyla hissetmesini sağlıyordu. Tatlı tatlı esnemeye başladı. Erman da yarağını iyice yerleştirdikten sonra, ritmik hareketlerle yaylanmaya, hadi adını tam koyalım, Mirey’in harika götünü sikmeye başladı. Zevkten kulakları uğulduyordu. Eğildi ve Mirey’in her istikamete özgürce sallanan iri göğüslerini avuçlarına aldı. Patlatırcasına sıkıyordu onları. İçine girdiği delik öyle sıcak, öyle dar ve kaygandı ki, hayatında benzerini duymadığı bir zevkle titriyor, kontrolsüz hareketlerle gidip geliyor, inliyordu.
– “Nefis, nefis bir şey bu. Harikasın Mirey! Tapıyorum sana. Götün enfes. Offf. Sonsuza dek sikmek istiyorum onu.”
– “Evet, evet, evet. Sik beni, götümü, amımı, ağzımı, her yerimi sik. Her zaman sikebilirsin beni. Her yerde. Seninim Erman.”
Erman’ın artık dayanacak hali kalmamıştı. Yakıcı bir zevk tüm Beynini uyuşturuyor, gözleri kararıyordu. Gelmek üzereydi. Zevkini artırmak için tam gelmek üzereyken bir an durdu. Kendini tuttu ve ardından haykırarak patladı. Evet, resmen patladı. Mirey, spermlerin adeta içine saplandığını hissedebiliyordu. Bir an gözleri karardı ve içinde yükselen yeni bir orgazm selini fark etti. İki sevgili eş zamanlı olarak doruğa ulaştılar.
Dakikalar sonra sakinleştiklerinde Erman yarağını Mirey’in arkasından çıkarmadan Mirey’i yan çevirdi ve sırtından sarılarak yattı. Yüzünü genç kadının saçlarına gömdü. İki aşık tatlı bir rehavetle karşı koyamadıkları uykuya daldılar
Onları arabanın içinde pc den izlerken bende kaç kez boşaldım bilmiyorum. Onlar uyuduğunda benim parmaklarım hala külotumun içinde amımı okşuyordu. Birden sırıl sıklam olduğumu fark ettim. Bir an önce birini bulup sevişmeliydim. Bu saate en uygun Tolga’yı bulacağımı ümit ederek laptopumu kapattım. Artık her şey kayıt altındaydı. Aramamı hızla eve doğru sürdüm

Kategoriler:

Genel

Yorum Ekle

E-Mail Adresiniz Yayınlanmayacak. Zorunlu Alanlar *

*