-“Seni çok özledim aşkım… Keşke yanımda olsaydın kocacım şu anda… Canım öyle sevişmek istiyor ki… Amım sırılsıklam şu anda, senin sikini istiyo…”

-“Offf… Yapma Gül… Delirtme beni… Ben de seni özledim bi tanem… Sen ne kadar ıslaksan, benim sikim de öyle, taş gibi… Amcığını çok özlemiş. İçine girsem diye deli oluyor.”

-“Mmm… Yalan söyleme bana… Senin sikini bilirim ben, duvar kovuğu bulsa girmek ister. Gülün amıymış, başka ammış bakmaz. Bir haftadır Amsterdam’dasın… Kırmızı lambalara gitmişsindir sen, Hollandalı kadın bulup sikmişsindir. ” Gevrek gevrek güldü kocam telefonda,

-“Kız yapma böyle… Zaten azmışım…
adapazarı sınırsız escort Arkadaşlarla dolaştık biraz, sadece baktım ama… Sikmedim inan… Geçen gece de kulübün birine gittik, gösteri vardı. İlk defa görüyorum, böyle bir şey olamaz. Uff… Bi görsen Gül… Kulübün ortasında koca yaraklı herifler manken gibi karılara bir dalıyorlar, bir sikişiyorlar herkesin içinde… Işıklar, mışıklar… Aklın durur… Görmen lazım… Bir daha beraber gelirsek seni de götüreceğim oraya…”

-“Yok artık… Siki kalkmış, sikiş izleyen heriflerin arasına mı sokacaksın beni aşkım? Sonra o koca sikli herifler beni de sikerler orda…”

-“Kızım, zaten erkekten fazla kadın var içerde… adapazarı otele gelen escort Millet karısıyla, sevgilisiyle geliyor, sikiş seyrediyorlar. Sahnedekileri izlerken oturdukları yerde sevişen sevişene… Hem zaten öyle acaip bir ortam var ki… Seni yatırıp sikseler bile, zorla olmadıktan sonra tabi, kimsenin umurunda olmaz. ”

-“Ohh… Senin de umurunda olmaz mı kocacım? Karını sikecekler adapazarı escort kızlar gözünün önünde? Koca siklerini amıma sokacaklar… Sen seyrederken bağırta bağırta sikecekler beni… Ohhh…”

-“Zorla olmadıktan sonra dedim ya, siksinler aşkım… Yatırıp siksinler seni… Offf… Senin gibi seksi karıyı görünce sikmeden bırakmazlar zaten… Dedim ya, acaip bir ortam… Loş ışıklar… İçkiler su gibi… Ortada koca yaraklı adamlar, zencisi, beyazı… Herifler koreografiyle sikiyorlar taş gibi karıları… Porno çeviriyorlar canlı canlı… İnsan olup da azmamak mümkün değil inan karıcım… Her şey mübah… Keşke kamera yasak olmasaydı, çekerdim, gelince izletirdim sana…”

-“Sen de o azan karılardan birini bulup siktin değil mi?” Kocam sustu, ne diyeceğini şaşırmış gibi, hemen anında yanıt gelmedi, yok diyemedi erkek beceriksizliğiyle… Anladım hemen… Aklıma gelen şeyi yapmıştı pezevenk, ordaki kadınlarla sikişmişti. Devam ettim, üstüne üstüne gittim,

“Dur sen… Ben de burada, havuzda denizde bana sikecek gibi bakıp duran çıplak adamların arasından birini bulmaz mıyım? Ben de sikişmez miyim? Gör bakalım sen… Hem de söylerim ona, sikişirken, sikini amıma sokarken kameraya çeksin bizi… Sen de gelince izlersin karının nasıl sikildiğini… Bak bakalım, ordaki yabancı karılar mı güzel sikişiyor, senin karın mı?”

-“Ohhh… Konuşma kız öyle… Sikim taş gibi oldu yine… Kızma hemen… Öylesine geçip gitti işte, ortamın müsaitliğinden… İçerde sikiş muhabbeti, çıkışta herkes kendi yoluna… Ama bildiğin gibi değil karıcım… Çok azdım çok… Hey… Demek sikişiceksin ha? Nasıl yapacaksın, anlatsana biraz… Hadi anlat karıcım…”

-“Hep mayo aldırdın bana, turistlerin arasında kapalı köylü kızı gibi kaldım mayolarla… Yarın gidip ilk iş minicik tanga bikini alıcam kendime… Üstsüz, memeler meydanda, havuz kenarında yatıcam… Bütün erkekler siker gibi bakacak karıcığına… Gör sen…”

-“Off… Yapma yaa… O senin güzel kalçaların arasında kaybolur tanga bikini aşkım… O güzel amını, taş gibi götünü görür herkes…”

-“Görsünler bebeğim… Gören bir kere görür demişler… Madem karın güzel, güzele bakmak sevapmış, baksınlar. Karıcığının amına götüne baksınlar. Memelerime baksınlar yalar gibi… Ohhh… Siksinler beni…”

-“Yavrum benim… Taş gibi karısın. Bilirim, birileri bakınca azarsın sen, amın yumruk gibi olur mayonun içinde… Hemen belli edersin sikişmek istediğini… Onlar da kızışmış karıyı bulunca… Sikmeden bırakmazlar seni… Kol gibi geçirirler kızışmış amcığına senin… Ohhh…”

-“Ah… Otelin animatörü var kocacım… Bi görsen… O da taş gibi… Yağsız, kılsız, safi kas adam… Tam ağzıma layık… Her tarafı boğum boğum kas yapmış… Kolunun pazuları benim bacağım gibi kocam… Yağlı güreş pehlivanı gibi çocuk… Havuza girip çıktıkça su damlaları bir parlıyor güneş yanığı bedeninde… Baktıkça amım sulanıyor… Ona siktireyim kendimi, olur mu?”

-“Off… Öyle ayrıntılı anlattın ki… Anlaşılan hep adamı seyretmişsin sen… Siksin aşkım… Mmm… Altına alıp siksin seni… Kocaman yarağı vardır o adamın… Yarrağını geçirsin amcığına… Nerde siksin seni aşkım?”

-“Havuzda siksin kocacım… Suyun içinde… Tangamı kenara çekip, sikini soksun bana… Oohhh… Pompalasın beni… Sonra odaya götürsün beni… Yatakta siksin… Altında ezsin beni… Eze eze siksin…”

-“Ahhh… Delirtme beni kadın… Devam et… Hadi, anlat nasıl sikiştiğini… Nasıl sikiyor seni animatör? ”

Otuzbir çekiyordu, seslerden, şapırtılardan anlıyordum. Ben de ondan farksızdım. Yatakta çırılçıplaktım. Bir elim telefonu tutuyor, diğer elim memelerimde, okşuyor, uçlarını sıkıyordum biraz… Sonra kasıklarımı okşuyor, amımı parmaklıyor, klitorisimi sıkıştırıyordum.

Sularım yatağa akmaya başlamıştı. Kendimi okşaya okşaya telefonda konuşmaya devam ettim kocamın istediği gibi… Dakikalar boyu beni nasıl siktiğini ballandıra ballandıra, gerçekmiş gibi, zevk iniltileri eşliğinde anlattım kocama… Sonunda boşaldık ikimiz de…

-“Oh benim azgın karıcım… Bitirdin beni… Yatak berbat oldu. Şu fantezilerin beni öldürüyor inan olsun…”

-“Keşke sen de yanımızda olsaydın kocacım… Yanımda olsaydın, adam beni siktikten sonra bir posta da sen kayardın bana… Döllenmiş amıma sikini sokardın sen de… Adamın döllerini yalar yutardım önce, sonra da seninkileri… Ama çok azdım ben yaa… Parmak yetmiyor artık… Hadi izin ver bana, siktireyim kendimi kocacım…” Gevrek gevrek, orgazm sonrası şapşallığıyla güldü telefonda kocam,

-“Çılgın karı… Delisin sen… Ne fantezilerin var senin kız… Zevkten bitiriyorsun beni… O istekli, şehvetli sesini duyar duymaz dimdik oluyor yarrağım… Neyse… Hadi iyi geceler sana… Yarın erken kalkmam lazım…”

-“Sana da iyi geceler kocacım… Fazla sikişme oralarda, hastalık kapıp gelme buraya, dikkat et…” diyerek kapattım.

Ben de orgazm yorgunuydum. Bir elim telefon tutmaktan, diğeri amımı parmaklamaktan yorulmuş, uyuşmuştu. Tavana bakarak yattım yatakta…

Çılgın karı ha? Fantezi ha? Sen Amsterdam’da gece kulübünde elin yabancı karısını sik becer… Bana, daha yirmisinde, yeni evli, taş gibi karına fantezi… Öyle mi? Dur bakalım sen…

Daha 24 yaşında, fiziği düzgün, uzun boylu, uzun sarı saçlı, gencecik kadınım. Yurtdışına tekstil ihracatıyla uğraşan kocamla tanıştığımda bir ajansta mankenlik yapıyordum. Flört döneminde lüks restoranlarda yemekler, lüks arabalar, ilişkimiz ilerleyince baş başa geçirilen yedi yıldızlı otellerde tatiller, sürpriz hediyeler, mücevherler… Pazarlamacı herif, allem etti, kalem etti, ben aramızdaki on yaş fark konusunu düşünüp dururken parasıyla, lüks vaatleriyle çekti aldı beni, evleniverdik.

Mutlu muyum? Eh, genelde mutluyum. Hiç sıkmıyor beni kocam, çok güveniyor… Çantamda kredi kartlarımla, canımın istediğini alıyorum, canımın istediğini giyiyorum, istediğim yere gidiyorum. Tek sıkıntım, çok seyahat etmesi, çok yalnız kalmam… Bazen ilginç yerlere gittiğinde beni de götürüyor, o iş bağlantılarıyla uğraşırken ben gezip tozuyorum, akşamları birlikte eğleniyoruz.

Son olarak on günlüğüne Avrupa müşterilerine satış turuna gitti, ben de tatile çıkmaya karar verdim. Kaldığım otele rezervasyon yaptırdım, uçağa atladığım gibi çıkıp Antalya’ya geldim. Alandan kiraladığım arabayla otele geldiğimde hava çok sıcaktı.

Kocama söylediğim gibi valizlerde sadece mayolarım vardı. Hemen mayomu giyip denize indiğimde otelin genelde yabancı olan üstsüz müşterileri arasında Kezban gibi kaldığımı gördüm. Birkaç dakika sonra ben de mayomun üstünü belime indirip güneşlenmeye başlamıştım bile…

Güneş görmemiş bembeyaz memelerim güneşin altında pembeleşti. Mayomun altıyla üstsüz yatarken etrafımdaki çıplak koşuşturmaca, eğlence, sevişip koklaşanların arasında şezlongta yatıp durdum koca gün…

Bir yandan güneşin sıcaklığı bedenimi ısıttı, bir yandan kocama anlattığım heykel vücutlu animatör, yakışıklı yabancı turistler içimi kaynattı. Güneş gözlüklerimin ardından sürekli onlara bakıp durdum yalana yalana… Gece kocam telefonda beni animatörle sikiştirip orgazm olunca biraz sakinleştim ama kafaya koymuştum. Bir şeyler yaşamam gerekiyordu benim de…

Ertesi gün otelin içindeki butikten alışveriş yaptım. Hayli cesur birkaç değişik renkte tanga bikini aldım kendime… Bir tanesini kabinde giyip aynaya baktım. Tanga bikinin üstü yoktu, bikini altı çıkıntılı, gösterişli kalçalarımın arasında kaybolmuştu kocamın dediği gibi… Önü sadece üçgenimin dudaklarını kapatıyordu.

Spor yapıyorum fırsat buldukça, vücudum o biçim… Hem bu yaşta selülit falan ne gezer, her yanım taş gibi… Tenim adım gibi, gülün yaprağı kıvamında… Her yanım ölçülü, muntazam, kıvrımlarım, çıkıntılarım iştah uyandırıcı…

Manzara harika görünüyordu. Dudaklarımı ısırarak aynadaki seksi yaratığa, kendime baktım. Memelerimi, kalçalarımı, dümdüz, biraz kaslı karnımı okşadım. Çok cesurdu bikini, çekindim önce… Fakat aldırmadım. Kimse tanımıyordu beni burada… Havuz kenarındaki üstsüz sarışın alman turist kızlardan bir farkım yoktu. Kim kime, dum duma…

Bikinileri alıp çıktım. Havuz kenarındaki yerimi aldım tekrar… Üstsüz… Güneş kremi çıplak bedenimde pırıl pırıl parlıyordu güneşin altında… Bakımlı kadındım. Pedikürlü ayak tırnaklarım, ayak bileğimde halhalım, uzun bacaklarımla, sırtüstü yattığım halde dimdik havaya bakan memelerimle ilgi çekiyordum. Her gören bir kez daha dönüp bakıyordu.

İçecek servisi yapan garson, komiler, kocama telefonda anlattığım animatör etrafımdan ayrılmaz olmuştu. Erkeklerin ilgisi, sikecek gibi bakışlarının altında güneşlendim, suya girdim çıktım, kremlendim uzun uzun… İlgilerini çekmeye bayılıyordum.

Kocam geldi aklıma… Geceki seks muhabbetimiz… “Karıcım, siksinler seni… Becersinler…” diyerek inlemeleri… Ayranım kabardı. Etrafımdaki erkekler olmasa elimi önüme atıp parmaklayacak hale geldim. Kendimi tuttum. Ne de olsa evli bir kadındım. Hemen ikinci günde birilerinin kucağına atlayıp sik beni diyemezdim.

Ayağa kalktım. Üzerimdeki tek giysi olan bikini altının ağını düzeltip kukumu örtmeye çalıştım nafile… Erkeklerin bakışları üstümdeydi anında… İçimden güldüm. Ne saçma şey… Ben seks istiyorum yana yakıla, onlar da beni sikmek istiyor… Hatta bakışlarıyla sikiyorlar bile… Çoğu elini önüne götürüp bana göstere göstere düzeltiyorlar kalkmış şeylerini… Terbiyesizler…

Ama yapamıyorum işte… Orospu değilim ki ben… Gidip sik beni diyemem ki elin adamına… Şimdiye kadar hiç yapmadığım şey… Orta malı gibi kendimi elin yabancılarına düzdürecek halim yok ya… Hem biraz da korku var, başıma iş açar mıyım, başıma bir şey gelir mi seks yapıcam derken….

Kendimi buz gibi havuza atıp ateşimi söndürmeye çalıştım. Biraz kulaç atıp yüzdüm. Serin su iyi gelmişti bedenime… Yorulunca biraz dinlenmek için sırtüstü suda uzandım. Çıplak vücudumun yarısı suyun içinde, iri memelerim suyun üstünde, ıslak ve kabarık uçlarıyla, ağı kadınlığımın arasına girmiş minicik bikini altımla, bakışları kendime çekiyordum.

Akşam üzeri odama çıktım. Duşumu yapıp rahatladıktan sonra kendimi akşama hazırlamaya başladım. Bütün vücudumu kremledim. Üstüme ince, ipek bir gömlek giydim. Altımda da minicik bir etek vardı. İnce kumaştan çamaşırlarım belli olmasın diye sütyen külot giymedim. Yılan gibi çıplaktım bembeyaz giysilerimin içinde…

İnce uzun topuklu lame iskarpinlerimi giyerken aynada yeni ağdalanmış üçgenimin çizgi gibi göründüğünü, önü açık gömleğimden memelerimin uçlarına kadar meydana çıktığını fark ettim. Neler yapıyordum ben böyle? Eşimden önce doğru dürüst bir erkekle beraber olmamıştım hiç… Sonra da sadece kocam…

Şimdiyse gündüz tanga bikiniyle, gece bu yok denecek kısalıkta külotsuz mini etekle erkeklere göz banyosu yaptırıyor, çıplak bedenimi aç gözlere sergiliyordum. Omuzumu silktim. Amaann… Kocama ihanet etmiyordum ki… Sadece tatil oyunu oynuyordum. Erkeklerin her yerimi süzmeleri, sikecek gibi bakmaları hoşuma gidiyordu, elimde değil… Madem bakılacak kadar güzelim, öyleyse bakıversinler. Allahın yarattığını kuldan saklamak doğru bir şey mi?

Restorana indim. Yine aynı şey… Erkeklerin mıknatıs gibi üstüme yönelen bakışları… Şefin, garsonların ilgisi… Kendimi prenses gibi hissediyordum. Balık söyledim, beyaz şarap eşliğinde balığımı yedim. Otelin barına geçtiğimde bir şişe şarabı bitirmiştim bile…

Bar kalabalıktı, ambiyans, müzik güzeldi. Kokteyl söyledim kendime, etrafımı izleyerek, müzikle salınarak içkimi yudumlamaya başladım. Canım sıkılmaya başlamıştı. Herkes çift, erkekli kadınlı eğleniyorlar, dans ediyorlar. Bense sap gibi ayakta dikiliyorum. Arkamda beni kesip duran barmenlerden başka tek erkek yok. Tam animatör akşamları ne yapıyor acaba diye düşünmeye başlamıştım ki, yanımda duran çift benimle müzik konusunda muhabbete başladı.

İkisi de Türk, erkek yakışıklı, kadın bakımlı, güzeldi. Onur ve Derya… Benden sadece bir iki yaş büyüklerdi. Kafamız iyi uymuştu. Saatler ilerledikçe sohbetimiz de ilerlemeye, içkiler su gibi akmaya başladı. Onlar da benim gibi iyi içiyorlardı. Gece yarısını geçtikten sonra kafam iyice çakır oldu.

Konuşmalarımız ilk çekingenlik safhasını geçmiş, kakara kikiri yapıyorduk. Etraftaki kızları erkekleri kesiyor, dedikodularını yapıyor, kahkahalarla gülüyor, eğleniyorduk. Şu kız güzel, yok onun kalçaları büyük, şunun memelerine bakın, sarkmaya başlamış, yanındaki yakışıklı oğlan jigolo herhalde, şu havalı kadının selülitlerine bakın hele, of, şu hatun taş gibi karı, barın önündeki herife bakın, vücut çalışmış bu, belli…

Üçümüz kafa kafaya vermiş etrafımıza bakıp eğlenirken, Onur’un bakışlarını ara sıra üstümde yakalıyordum. Bacaklarımı, yakası dekolte gömleğimden yarısı dışarı fırlamış memelerimi kesiyordu parlayan gözlerle… Ben de aldırmıyor, memelerimi, özellikle uzun bacaklarımı sergiliyor, mini eteğimle frikik verip duruyordum. Sonra Derya baktı bana baştan aşağıya not verircesine,

“Sen de felaket bir şeysin Gül…” dedi sonunda… Yüzüm kızardı, güldüm.

“Yok canım… Kendime bakıyorum. Mankendim esk**en, evlenmeden önce…” falan diye bir şeyler kekeledim. İkisi de ilgiyle, beğeniyle bana bakıyorlardı. Kocası üsteledi, saçımdan ayak tırnağıma kadar ilgiyle süzerek,

“Evet Gül… Bir erkek olarak fikrimi belirtiyorum. Sen harika bir kadınsın. Çok güzelsin…” Yüzüm kızarmış vaziyette, kadehimi havaya kaldırdım.

“Amaann, bakıp durmayın öyle çocuklar, utanıyorum. Hadi bakalım, şerefe, fondip…” diyerek işi şakaya boğdum. Eh, hoşuma gitmişti ilgileri… Hem erkek hem kadın bakıyordu bana, beğeniyorlardı beni, güzelliklerimi…

Saat ilerledi, ortam sıkmaya başladı artık, odalarımıza çıkmaya karar verdik. Aynı katta kaldığımızı öğrendik. Beraberce asansöre doğru yürüdük. Gelen asansör yükünü almıştı, kalabalıktı. Sıkışmamız gerekiyordu. Önce kadın girdi, sonra erkek bana centilmence buyur edip girerken kalkmış sertliği kalçalarıma değdi. Kata çıkana kadar arkamda hissettim o sertliği… Çok kötü olmuştum, tüylerim diken dikendi…

İçki bir yandan, sekse susamışlık bir yandan, ikilinin açık saçık şifreli muhabbetleri bir yandan… Off… İçime almak istiyordum şu herifi… Asansörde kucağına tırmanabilirdim yanımızda karısı, diğer insanlar olmasa… O öpülesi, etli dudaklarını yalayıp yutmak istiyordum kucağında sikilirken…

Asansörden çıkınca odama davet ettim. Gelmezler diyordum içimden… Bir an önce odalarına gidip yatağa girmek, sevişmek isterlerdi. En azından ben öyle yapardım. Yatağa kadar bile sabredemezdim, kapının önünde atlardım adamın üstüne… Kabul ettiklerinde şaşırdım.

“Neden olmasın tatlım?” dedi kadın… “Barın gürültüsünde iki muhabbet edemedik. Bir iki yudum da senin odanda içer, gırgır yapar, odamıza sonra gideriz.”

Hep beraber benim odaya girdik. Yatağın üzerine oturdular. Kafaya koymuştum. Kendimi bu yakışıklıya siktirecektim bir şekilde… Fakat Derya’yı ne yapmalıydım? Nasıl kıvıracaktım, kadını nasıl saf dışı edecektim, onu bilemiyordum.

“Çocuklar, mini barı geldiğimde doldurtturdum, rafta da her türlü içki var. Self servis… Siz beğendiğiniz içkiyi hazırlayıp için… Ben bir duş alıp kendime geleyim…” dedim.

Onlar minibara yönelirken ben banyoya geçtim. Aceleyle ılık duşun altına girdim. Su damlaları kızışmış bedenimi okşarken gözlerimi kapatıp ne yapacağımı düşündüm. Sonunda, ikinci kızlığımı adama vermeye hazır, işi olacağına bırakmaya karar verip duştan çıktım. Kurulandım, kokulu kremlerle bacaklarımı, vücudumu oğup üstüme askılı bir tişört geçirdim. Askıları sütyensiz, diri memelerimin yanlarını açıkta bırakan tişört hem kısa, hem inceydi. Kalçalarımı zor örtüyordu.

Odaya geri döndüğümdeyse şaşırıp kaldım. Çift yatağın üzerinde yarı soyunuk vaziyette sevişmeye başlamışlardı. Kadının üzerindeki bol, ince ipek elbisenin omuzları açılmış, benimkilerden biraz küçük, portakal gibi iç açıcı ve harika göğüsleri meydana çıkmış vaziyetteydi.

Adamın düğmeleri kopmuş gömleğinin ise önü tamamen açık, sırtüstü yatağa uzanmıştı. Karısı, kaslı çıplak bedeninin üzerine eğilmiş, memelerini adamın çıplak göğsünde gezdiriyor, dilleri dışarıda yalaşıp öpüşüyorlardı.

Onur’un eli karısının eteğinin altına dalmış, külodun arasından amını kurcalayıp duruyor, kadının eliyse pantolonun fermuarından içeriye girmiş, taş gibi olmuş sikini avuçlamış, okşayıp duruyordu içerde… Kendilerinden geçmişti ikisi de…

Bana aldırmıyorlardı bile… Geldiğimin, onları izlediğimin farkında değillerdi. Dondum, ayakta durup benim yatağımda, hiçbir şeyi, beni umursamadan, çekinmeden sevişen iki güzel insanı izlemeye başladım. Sırtım banyonun kapısına yaslanmış vaziyette hemen önümdeki seksi sahneyi izlemek iyice azdırmıştı beni… Aklıma kocamın anlattıkları, telefondaki heyecanlı sesi geldi.

“Klübün ortasında koca yaraklı herifler manken gibi karılara bir dalıyorlar, bir sikişiyorlar herkesin içinde… Aklın durur…”

“Porno çeviriyorlar canlı canlı… İnsan olup da azmamak mümkün değil inan karıcım… Her şey mübah…”

Elim ister istemez tişörtümün altında ıslanmaya başlayan kadınlığıma gitti. Gözlerim hiçbir ayrıntıyı kaçırmamak istercesine fal taşı gibi açık, kendimi okşayarak önümde sevişenleri izliyordum. Herif etek altından karısının amını kurcalayıp parmakladıkça kadın zevkle inliyor, kadın elini pantolonun içinde oynattıkça adamın sesi duyuluyordu. Karısının dudaklarına yumulmuş, ıslak ıslak öperken ağzının içinde mırıldandı,

“Çıkar şunu dışarıya… Taş gibi oldu, canım yanmaya başladı artık…” Kadın bol keten pantolonun içindeki şeyi dışarıya çıkardığında elimde olmadan bir inleme koptu benden…

“Oohhh…”

Nerdeyse yirmi santimi geçiyordu elindeki alet… Kalınlığı benim bileğim kadar vardı sanırım… Pantolonun fermuarının arasından çıkmış, kadının elinde yarısı kaybolmuş vaziyette olmasına rağmen hatırı sayılır bir büyüklüğü, uzunluğu, mosmor kesilmiş yumruk büyüklüğünde bir başı vardı. Damar damardı kadının elinde… Çok güzel, harika bir şeydi…

Çıkardığım sesi duyunca benim farkıma vardı azgınlar… Banyonun kapısının önünde, nerdeyse yarı çıplak, elim apış aramda, onları seyrettiğimi gördüler… Kadın öpülmekten şişmiş, ıslak dudaklarıyla gülümsedi elindeki koca yarağı bırakmadan,

“Şekerim, kusura bakma… Sen banyoda gecikince biz dayanamadık daha fazla… Bu azgın adam delirtti beni öpe elleye… Beni de azdırdı.” dedi. Sonra beni, sevişmelerinden etkilenmiş, baştan çıkmış halimi baştan aşağıya süzerek sırıttı, “Sanırım senin için bir sakıncası yok, öyle değil mi?”

“Yok…” diyebildim. Sesim karıncalı çıkmıştı, öksürerek düzelttim. “Ne sakıncası olacak canım… Koskoca insanlarız, çocuk değiliz, halden anlarız. Çekinmenize de gerek yok. Devam edin isterseniz, ben sizin odaya geçerim.”

“Çekinmeyiz zaten, merak etme, alışkınız biz… Ama sen de yalnız kalma, yanımıza gel istersen…” Elini uzatmış, yatağa, yanlarına davet ediyordu beni…

“Nasıl yani?” dedim heyecanla… “Nasıl olur?” Kadının beni çağıran eli havadaydı hala…

“Hadi bebeğim… Naz yapma… Kocanla kaç gündür ayrı olduğunu kendin anlattın aşağıda… Anlatırken de benim kocama yiyecek gibi bakıyordun farkında değilsin. Sana kocamı sunuyorum işte…” Hala diğer elinden bırakmadığı koca siki sallayarak dikkatimi oraya çekti. Kocasını dudaklarından öperek elindeki siki sıktı, “Bu koca bebek ikimize de yeter, merak etme… Öyle değil mi aşkım? İkimizi de bir güzel sikersin değil mi?” Adam zevkle homurdandı, şehvetle dolu gözlerini benden, vücudumdan ayırmamıştı karısı konuşurken… Ben ise şoklardaydım.

“Tabi aşkım… Ne demek…” diye yanıtladı karısını.

“Senin gibi böyle güzel, böyle seksi bir kadını haftalarca yapayalnız bırakan gavat kocanın yerini benim sikici kocam doldurabilir rahatça… İçin rahat olsun… Hadi bebeğim… Soyun ve gel yanımıza, lütfen…”

Adam karısını yana itip ayağa kalktı. Üzerindeki düğmeleri kopuk gömleği, ayağındaki pantolonu küloduyla beraber sıyırıp attı. Spor salonlarında çok vakit geçirmiş olmalıydı. Bir gram fazlalığı yoktu herifin… Kaslı bedeniyle, taş gibi ufacık kalçalarıyla, bacaklarının arasındaki yirmi santimi geçkin copuyla çok seksi görünüyordu.

Resmen ağzım sulanmıştı. Gülümseyerek şapşal şapşal onu süzmemi izledi. Etrafında döndü, kendinden emin bir şekilde eline aldığı koca sikini bana doğru sallayarak,

“Nasıl? Beğendin mi Gül? İster misin bunu? Vajinanın pasını alayım mı bununla, ister misin?”

Yutkundum, cevap veremedim. Dilim tutulmuş gibiydi. Yatakta oturup bizi izleyen yarı çıplak karısı beni yatağa, kocasını paylaşmaya çağırıyordu. Kocası ise onun önünde, eros gibi çırılçıplak, elindeki koca sikini sallayıp duruyordu… Ne kadar rahat, geniş insanlardı bunlar… Bir şey söyleyecek halim kalmamıştı. Dizlerim titriyordu heyecandan… Kadın kocasına,

“İster tabi aşkım… İstemez olur mu hiç? Baksana nasıl aç aç bakıyor senin yarağına… Hadi soy şunu, yanımıza getir. Bir an önce sevişmek istiyorum ben… Oyalanıp durmayalım, vakit kaybetmeyelim.”

İki adımda yanıma geldi Eros heykeli… İki eliyle başımı tutup eğildi, dudaklarıma bir öpücük kondurdu. İçim ürperiyordu adamın ıslak etli dudakları benim dudaklarımı ezerken… Kasıklarıma kan yürüdüğünü, karıncalandığını hissediyordum. Şehvet dalgası kaplıyordu her yerimi…

Nasıl kaplamasın? Adam hararetle dudaklarıma yumulmuşken, önündeki ateş gibi sıcak ve demir gibi sert şey, bacak aramda dolaşıyor, bedenime batıyordu. Gözlerim karardı, düşecek gibi oldum, adam sarıldı, düşmeme engel oldu.

“Oohhh…” diye inledim kollarının arasında ezilirken… Biraz öpüp bıraktı. Ellerimden tutup kendinden uzaklaştırdı. Sonra eliyle tişörtümün eteklerini tutup yavaş hareketlerle yukarıya kaldırdı. Santim santim ortaya çıkan güzelliklerimi içercesine başımdan yukarıya kadar sıyırdı, çıkarıp attı. Kendi de geriye, yatağa gidip oturdu. Karısının yanında, sikini okşayarak bana bakıyordu. Karısıyla beraber beni süzüyorlardı parlayan gözlerle… Kıvandım… Kadın elini kaldırıp parmağıyla daire çevirdi havada,

“Çok güzelsin bebeğim… Dönsene biraz yavaş yavaş… Her yerini görmek istiyorum senin…”

Şaşkın şaşkın dediğini yaptım. Bunu adamın söylemesi gerekmez miydi diye geçti aklımdan… Beni izleyen iki çift gözün önünde tüm çıplaklığımla, ayaklarımda yüksek iskarpinlerimle duruyor, kendimi sergiliyordum. Heyecan, erotizm, şehvet, adrenalin dörtnala ilerliyordu odanın içinde… Durup bekledim. Kadın kısaca emir verdi boğuk sesiyle,

“Gel…”

Otelin geniş yatağına uzanmışlardı iki çıplak insan… Beni çağırıyorlardı. Yanlarına gittim. Beni ortalarına aldılar. Adam elimi tutup önüne götürdü. İnleyerek,

“Lütfen şunu biraz rahatlat yavrum… Sızlamaya başladı inan… Senin güzelliğine hayran kaldı bu ufaklık… Amına girmeden önce biraz dilinin tadına baksın. Öp onu…”

Eğilip o güzel siki okşadım. Başına bir öpücük kondurdum. Dediğim gibi, harika, nefis bir şeydi. Başını ağzıma almaya çalıştım, aldım da… Ağzımın içinde emerken dilimle okşadım içerde… Adam inliyor, elleriyle saçlarımı okşuyordu ben sikini yalayıp emerken… Rahatça elimdeki yarakla ilgilenebilmek için biraz daha üstüne kapandım.

Sonra… Sonra bacaklarımın aralandığını duydum. Islanmış amımda ıslak, sıcak bir dilin temasını… Ve amım, klitorisim her yalandığında aldığım o korkunç zevk duygusu… Başımı emmekte olduğum sikten kaldırıp baktım. Kadının kısa kesilmiş, kıvırcık saçlı başı kasıklarımda hareket edip duruyordu.

“Ahhh…” diye inledim. “Ne yapıyorsun Derya?” Kasıklarımdan başını kaldırıp yeşil gözleriyle, ıslak, pembe diliyle yalanarak bana baktı. Dudakları benim am sularımla ıslanmış, parlıyordu. Göz kırptı,

“Şşşttt… Bebeğim… Sen elindeki şeyle ilgilen… Burayı bana bırak, ben ilgileniyorum.”

İlgilenmeye devam etti. Karısı Derya amımı yalarken ben de kocasının sikini yalıyordum aynı anda… Kadının diliyle bana verdiği ve amımdan tüm vücuduma yayılan şehveti, ben de dilimin ucundan, ağzımdan kocasının bedenine aktarıyordum olduğu gibi… Klitorisimi emmeye başladığında benim kalçalar dalgalanmaya başladı. İlk orgazmımı yaşadım kasılarak…

Kendime gelince Onur beni alıp sırtüstü yatağa yatırdı, bu kez kendisi ilgilenmeye başladı. Okşarcasına dudaklarıyla tüm bedenimi dolaştı. Dudaklarımdan başlayıp ayak parmaklarıma kadar…. İskarpinimin bağcıklarını çözüp fırlattı. Ayak bileğimdeki halhal kalmıştı üzerimde giysi olarak… Ona dokunmadan bacak içlerimi yalaya yalaya yukarıya çıktı. Amıma daldı. Karısının az önce yaladığı amımı bu kez pütürlü koca diliyle kocası yalıyordu.

“Oohhh… Dünya varmış…” diye inleyerek kasıklarıma gömülmüş başı okşadım, saçlarını parmaklarımla karıştırıp kendime çektim.

Fazla oyalanmadan yukarıya çıktı, karnımı, memelerimi öpe öpe bacaklarımı aralayıp arasına girdi, yerleşti yavaş yavaş… Heyecanla bekliyordum başıma gelecekleri, daha doğrusu amıma girecek şeyi… Derya ise yanıbaşımızda bizden daha heyecanlıydı,

“Hadi Onur… Sok artık şu sikini karıya… Bir görsen amcığın dudakları nasıl titriyor, nasıl heyecanla bekliyor yarağını… Ohhh… Hadi kocacım… Sik şunu…”

Karısı beni sikmesi için kocasına yalvarırken ben çaresizce, adamın kaslı göğsünü okşayarak içime girecek aleti bekliyordum. Pis herif, işkence çektirir gibi sikmiyordu beni… Şınav çeker gibi ellerini başımın iki yanına dayamış, öyle duruyordu. Sonra sikinin başını amımın dudaklarında hissettim. Aşağı yukarı sürtünüp duruyordu ateş topu… Başımı kaldırıp baktım. Derya kocasının sikini tutmuş, kendi eliyle benim amıma sürtüyordu. İnleyerek başımı yastığa bıraktım.

“Ahhh… Çok güzelll…”

İnlememi duyan adam üstümde alçaldı. Sikinin başı amımın girişini zorladı. İlk kez böyle büyük bir penis giriyordu içime… Dudaklarımı ısırarak, bacak aramdaki kalınlığın zorlamasına, canımı yakmasına aldırmamaya çalıştım. Kaygan olmama, su içinde kalmama rağmen, koca alet zorlanıyordu amıma girmekte… Bastıra bastıra, santim santim soktu yarağını içime… Başı vajinamı yararak girdi, girdi, girdi… Bayılacak gibiydim. İnleyip duruyordum altında… Sonunda Derya’nın kocasının sikini tutan eli dayandı kasıklarıma önce… Onur homurdandı,

“Çek şu elini orospu… Dibine kadar sokmak istiyorum bu güzel amcığa… Ohhh… Daracık amın varmış bebeğim… Bitirdin beni…” Karısı eğilmiş, kocasının sikinin amıma nasıl girdiğine bakıyordu heyecanla…

“Çok güzel görünüyor kocacım… Oh, nasıl da giriyor koca sikin… Kalın kalın, orospunun amına saplanıyor sanki… Bıçak gibi saplanıyor… Çok güzel… Nasıl Gül? Kocamın siki nasılmış? Bir bilsen, nasıl zevk verir kadına benim kocam… Aygır gibidir… İkimizi de sabaha kadar siker, bana mısın demez?”

“Ohh… Evet… Çok güzel… Harika… Çok… Çok zevk veriyor… Oh, Derya bu bambaşka… Kocanın siki… Ohhh… Farklı… Bacaklarımın arasında… Odun var sanki… İçim doldu Derya… Kocan içimi doldurdu… Ohhhh…” Nefesim kesilmişti zevkten… Nefes almaya çalışırken, kesik kesik konuşup duruyordum bir yandan…

Derya doğrulup bana geldi. Dudaklarımı öpmeye başladı. Kocasının siki amımın içinde yara yara girerken karısı da dudaklarımı öpüyor, yalıyor, bir yandan memelerimi okşuyordu. İlk kez bir kadın beni öpüyordu. İlk kez bir kadınla öpüşüyordum, bir kadın amımı yalıyordu. Hem de kocası beni sikerken… Çok zevk alıyordum, çok… İçkinin etkisi çoktan geçmişti, başımı döndüren şey şehvetten başka bir şey değildi. Evet, başım dönüyordu zevkten… Bulutlarda uçuyordum.

Dudaklarımı öperken dili ağzımın içine girmişti. Şehvetle dilini emdim ağzımın içinde, hırsla… Sonra kalkıp bir bacağını aşırıp başımın üstünde dizlerinin üstünde durdu. Eliyle amının dudaklarını aralayıp ıslanmış, pırıl pırıl parlayan pembe içini gösterdi bana…

“Ben seni yaladım, sen de beni yala aşkım… Kocam seni sikerken, sen de beni dilinle sik… Ohhh… Hadi bebeğim… Yala amcığımı…”

Yaladım. Bir erkeğin yapabileceğinden fazlasını yapmaya çalıştım dilimle… Yaladım, emdim. Ben amıyla uğraşırken, o da üstümde kocasıyla öpüşüyordu karşılıklı… Kocası bir yastık alıp benim altıma sokuşturdu, kalçalarımı yükseltti. İşini iyi bilen sikici herif, bir yandan dizlerinin üstüne çökmüş hararetle beni sikerken, kalın yarak amımın içinde piston gibi gidip gelirken, bir yandan da karısıyla öpüşüyor, memelerini yoğuruyordu kürek gibi elleriyle… Eller, dudaklar birbirine girmişti. Elimiz nereye denk gelirse okşuyorduk birbirimizi…

Sonunda dayanamadım daha fazla… Erkeğin kalın siki öyle zevk veriyordu ki, Derya’nın amını yaladıkça kopardığı feryatlar, Onur’un inlemeleri öyle tahrik edici bir ortam yaratıyordu ki, boşalmaya başladım. Kalçalarımı indirip kaldırıyordum erkeğin sikini karşılarcasına… Sonunda, uzun bacaklarımı erkeğin kaslı gövdesine dolamış vaziyette, güzel yarağını içime, ta diplerime hapsettim, kasılıp kaldım. Elektriğe tutulmuş gibi titredim, çırpındım, kollarımı savurup durdum çaresizce…

Ben boşalırken Derya üstümden inmiş, sımsıkı sarılmıştı bana kasılmalarım sırasında… Dudaklarımı öpüyor, elleriyle aramızda ezilen göğüslerimi okşuyordu sakinleştirmek istercesine… Kocasının kalınlığı tümüyle içimi doldurmuşken karısının öpüşmeleri, okşamaları aldığım zevki arttırıyor, uzatıyordu. Şiddeti gittikçe azalan kasılmalarım sonunda bitti. Ara ara, elimde olmayan ürpermeler, titremeler yaşıyordum ama… Kendime geldiğimde karı koca iki yanımda uzanmış, meraklı gözlerle benim orgazmımın son kırıntılarını izliyorlardı eserlerinden memnun bir şekilde, gülümseyerek… Ben de gülümsedim,

“Çılgınsınız… Böyle bir şey ömrümde yaşamadım ben…” diyebildim kuruyan dudaklarımla… “Bittim… Mahvettiniz beni…” Derya uzanıp dudaklarımı öptü. Parmakları hala kabarık meme uçlarımda, tırnakları karnımda geziniyor, beni ürpertiyordu.

“Daha yeni başladık canım… Bu yaşadığın sadece başlangıçtı.” dedi. “Bak, aygırım daha boşalmadı bile… Daha dimdik ayakta… Beni bekliyor…”

Baktım, doğru söylüyordu. Diğer yanımda uzanan kocasının siki dimdik havadaydı. Başını yastıkta yana çevirmiş, sikini okşayarak bize bakıyordu. “Biliyorum, senin içine boşalmak istiyor azgın kocam… Ama en son sabah sikiştik, ben de özledim kocamın sikini… Biraz da ben tadına bakayım. Özledim ben de…” Elini apış arasına götürüp kadınlığını avuçladı, hırsla, “Amcığım seni özledi kocacım… Hadi gel, sok şunu içime…”

Kocasının gözleri ikimizin üzerinde gidip geliyordu. Birbirini okşayıp duran, öpüşen çırılçıplak, iki güzel kadın… Manzara güzel olmalıydı. Elini uzatıp elimi tuttu, çekip bacaklarının arasında dikilen heyülanın üzerine koydu elimi…

“Gül… Canım… Hadi biraz sikimi yala da karımın amına rahat girsin. Az önce senin vajinanda ıslandı ama… Kurudu biraz sanki… Hadi dilinle ıslat beni bebeğim… Yala…”

Parmaklarım onun güzel erkekliğine temas edince ürperdim. Az önce içimdeydi bu koca şey, nasıl alabildiysem bunu içime… Nasıl kaybettim amımda bu koca şeyi… Hayranlıkla her yanını inceleyerek okşadım. Doğrulup kasıklarına yaklaştım. Sırtüstü yatan erkeğin havaya bakan mızrağının başına bir öpücük kondurdum. “Ohhh…” diye bir inilti koptu erkekten… Ben de öpmeye, dilimle yalamaya koyuldum. İnliyordu ben yalarken… Durmadan konuşuyor, bana talimatlar yağdırıyordu.

“Ohhh… Güzel yalıyorsun bebeğim… Yalamayı iyi biliyorsun, alışkınsın anlaşılan… Ohhh… Devam et… Taşaklarımla da ilgilen biraz… Parmaklarını hissedeyim. Evett… Böyle… Dilinle dokun onlara… Dilinle de yala şimdi… Oohhh… Parmakların boş durmasın öyle… Alttan kalçalarımı okşa… Yess… Çekinme canım… Göt deliğimi okşa… Ahhh… Çok güzel…”

Kalçalarını kaldırdı biraz… Yükseldi… Karısı yetişti, yükselen kalçaların altına başını soktu. Ben yukarıya, erkeğin sikine dilimle çıkarken, o kocasının kalçalarının arasında çalışmaya başladı. Hayretle başımı eğip baktım. Kocasının minik deliğini yalıyordu kadın… Pembecik dili adamın tüysüz göt deliğinin etrafında dolaşıyor, dilini sertleştirip deliğe baskı yapıyordu. Kocası kendinden geçmişti adeta… Benim durduğumu hissedince saçlarımdan tutup sikine çekti başımı…

“Bırakma orospu…” diye tısladı dişlerinin arasından… “Yala… Sikimi yala… Durma… Ohhh… Karıcım, fahişenin tekisin sen, biliyorsun değil mi? Ohhh… Dilin bitiriyor beni… Hadi Gül… Karım götümü yalarken sen de sikimi yala canım… Em… Çok güzel… Harika… Ahhh…”

Adamın bacaklarının arasında iki kadın birden hararetle çalışıyor, adamı kıvrandırıp duruyorduk yatakta… Dakikalarca sürdü bu seks oyunu… Sonra sertçe ikimizi de çekip aldı oyuncağımızdan… Bir anda dizlerinin üstünde kalktı. Taş kesilmiş siki göbeğine yükseliyordu, yalamalarımızla pırıl pırıl yapmıştık, loş ışıkta parlıyordu… Ve o sikin sahibi, kocaman, kaslı gövdesiyle yatakta bir seks tanrısı gibi yükseliyordu. Şehvet uyandırıcı, seksi, hayvansı bir şeydi bu adam… Bir aygır… Biz iki kadın, ayaklarının dibinde, o tanrının müritleri, tapınak kölesi bakireler gibi heyecanla bekliyorduk. Sikmesini bekliyorduk. O tanrısal aletini sokmasını…

Karısını sertçe çekip kaldırdı, önüne aldı bir anda… Bunu beklemeyen Derya ufak bir çığlık kopardı… Anlaşılan karısını doyurmak istiyordu önce… Oyuncak bebek gibi çevirip dört ayak haline getirdi karısını… Derya başını yastığa koymuş kalçaları titreşerek bekliyordu, heyecanla… Kocası sikini belinden tutup karısının arkasına yaklaştırdı. Başını bir iki kez ıslak, hazır bekleyen amın dudaklarının arasında gezdirdi. Ve bir anda amına sokuverdi o koca aleti… Ahhh… Dibine kadar… Kadının kalçaları kasıklarına yapışana kadar kökledi…

“Offf… Yavaş… Hayvann… Amımı yardın yine… Orospu çocuğu… Canımı yaktın…” Kocası Derya’nın çırpınmasına, bağırmasına, küfürlerine aldırmadan gözleri yarı kapalı, hararetle gidip geliyordu amında… Parmakları belinde, kendine çekip hart diye dibine kadar sokuyor, hart diye çıkarıyordu başına kadar… Sonra tekrar gömüyordu sikini… Derya çırpınıyor, çarşafı avuçlarının arasında çekiştiriyor, durmadan inleyip kocasına saydırıyordu.

“Ahhh… Offf… Anası sikişmiş piç… Nasıl da geçiriyor yarağını acımadan… Ananı da siksinler senin böyle e mi…? O fingirdek annenin amına böyle koysunlar. Orospu annenin… Ohhh… Yavaşş… Yavaş sik dedim sana… Her seferinde… Ooohhh…”

“Anamı karıştırma orospu… Fahişe… Yarak delisi kadın… Yarak istiyordun, al sana yarak… Sikişmek istiyordun… Al… Köküne kadar…” diye diye sikiyordu kocası… Sert… Çok sert… Karısı cıyak cıyak bağırıyordu altında…

“Ahhh… Görürsün sen… Kızkardeşini siktiricem senin… Erkeklerin ortasına atıcam azgın kardeşini… Ananla beraber siktiricem… Oovvv… Yavaş ulan… Aaahhh…”

Başını bana çevirdi. Yanıbaşlarında uzanmış, hayretle aralarındaki konuşmayı dinliyor, canlı hard porno çeviren ikiliyi izliyordum. Bir elim ıslanan amımda, diğeriyle memelerimi okşuyordum.

“Ah Gül… Bunun bir annesi var, mahallede vermediği erkek kalmadı. Babasının boynuzları kapıdan sığmıyor. Bunlar ailecek sikişken… Azgın bunlar… Ohhh… Canımı yakma dedim hayvan… Aaahhh… Delirtme beni… Bir kızkardeşi var Gül… l****a… O biçim… O da bunlar gibi azgın… Her gece kapımızda küçük orospu… Biz sikişirken bizi izliyor… Ohhh… Abisi beni sikerken o kapı aralığında amını okşayıp duruyor her gece… Ohhh… Geliyorum… Geliyorum… Ooohhh…”

Kocasının siki motor gibi içine girip çıkarken elleri kasılıyor, gözleri kayıyordu. Ben boşaldı, bırakırlar diye beklerken kocası aldırmadan devam ediyordu sikmeye… Derya ise kendini resetleyip sanki az önce orgazm olmamış gibi devam ediyordu. Sular fışkırıyordu koca yarak her içinden çıktığında… Gözlerime inanamıyordum. Hiç böylesini görmemiştim. Nemfomanyak kadın dedikleri bu muydu yoksa? Bu nasıl bir seks gösterisiydi böyle?

“Görürsün sen kocacım… O azgın kardeşinin… Lokum gibi l****a kardeşinin tadına önce ben bakıcam… Yumruk gibi tazecik amcığını yalayıp yutucam.

Sonra erkek bulucam ona… Siksinler kardeşini… Amına koysunlar kızkardeşinin… Sen nasıl benim amıma koyuyorsan… Offff… Aynen… Tarif edicem onlara… Sert sikin dicem… Kızlığına acımayın… Kızkardeşini bozdurucam senin… Hoş, azgın kardeşin o azgınlıkla bakire değildir ya… Siktirmiştir kendini orospu kardeşin… Kızkardeşin… Oofff… Şimdiye kadar… Çoktan… Yarağı yemiştir… Aaaahhhh…”

Kocasının altında bir yandan sikilirken bir yandan hayretle dinlediğim şeyler söyleyip duruyordu inlemeler arasında… Normalde boşanma, hatta cinayet sebebi olabilirdi kadının söyledikleri… Onur ise tam tersine, daha çok tahrik oluyor, daha çok sertleşiyordu konuşmaları sürdükçe… Kalçalarını tokatlayıp duruyordu sikerken… Kıpkırmızı olmuştu karısının kalçaları…

“Ahh… Doymaz bunlar… Sikişmeye doymazlar… Anasını siktiğimin çocuğu… Tatil günleri sabahlara kadar siker beni… Aygır herif… Ooohhh… Aklı fikri seks bunun… Kendi siktiği yetmez gibi… Gider başkalarına da siktirir beni… Oturur yanımızda, beni nasıl siktiklerine bakar… Ooohhh… Bayılır grup seks yapmaya… Çok zevk alır, çok… Karısını siktirmeye bayılır… Manyak kocam benim… Adamlar beni siktikten sonra… Gelir, döllerini yalar amımdan… Aahhh… Yalar beni… Döllü amımı yalar… Adamların döllerini içer pezevenk… Karısını siktiren pezevenk… Aaahhh… Geliyorummm… Geliyorum erkeğimm… Ooohhhh… Hadi sen de gel artık… Amım yanıyor artık… Orospu çocuğu… Yeterr… Boşal…”

“Ben de geliyorum aşkım… Oohhh.. Karıcım benim… Ooohhh.. Gül… Arkama geç… Sarıl bana… Sen de beni sik… Hadi…”

Fırlayıp kalktım, arkasına geçtim. O dar ve sert kalçalar motor gibiydi karısının arkasında… Sarılmaya çalıştım. Kasıklarımı onun kalçalarına dayamaya… Siker gibi hareketler yapmaya… Baktım, hızına ayak uyduramıyorum, eğildim. Alttan karısının amına çarpıp duran taşaklarını okşadım. Kasılmaya başlamıştı aygır… Rahat çalışmam için karısının üzerine biraz daha eğilince hareketleri yavaşladı. Ben de başımı kabalarının arasına gömdüm. Dudaklarımla tertemiz ve mis gibi kokan götünün deliğini öptüm.

“Ahhh…” diye bir feryat… “Yala… Götümü yala bebeğim… Deliğimi yala… Ooohhhh…”

Dediğini yaptım. Dilimin ucunu büzüğünde gezdirirken onun aldığı zevki, şehvet titremelerini bacaklarını tutan ellerimde hissedebiliyordum. Korkunç zevk alıyor olmalıydı aygır… Kol gibi siki, isterik karısının sular fışkıran amında… Götünün deliğini ben yalıyorum… Önden, arkadan… Zevk… Uzun bir süre götünün deliğini yaladım, büzüğünü emdim, dilimi içine sokmaya çalıştım.

“Ooohhh… Geliyorum… Boşalttınız beni orospular… Sonunda boşalttınız… Fahişelerim benim… Ooohhhh…”

Evet… Sonunda… Ben bu kadar uzun süre sevişen bir erkek görmemiştim hiç… Geciktirici almış olmalıydı. Zira hiçbir insan evladı bu kadar uzun sikişmeye, sikinin yalanmasına dayanamaz, birkaç kez boşalırdı. Bu aygır ise bizi, iki kadını ikişer üçer kere orgazma ulaştırdıktan sonra yeni boşalıyordu. Kasılmalarını dilimin ucunda hissedebiliyordum. Götünün deliği açılıp kapanıyordu boşalırken…

Yavaş yavaş karısının amına gömdüğü sikini dışarı çekti, çıkardı. Çekerken karısının amından çıkan azmanın gövdesi beyaz spermlerle, karısının zevk sularıyla bulanmış vaziyetteydi. Dölleri karısının amının kenarlarından süzülmeye başladı. Yarak içinden çıktığında içindeki spermleri kusmaya başladı. Beyaz kremamsı sıvı, içinden balta sapı çıkmış, dudakları aralık kalmış kadınlık organının dudaklarının içinden süzülerek geldi, yatağa akmaya başladı.

Derya inleyerek, halsiz bir vaziyette kendini yatağa bıraktı boylu boyunca… Bir pozisyonda iki kez boşalmıştı kadın… Fersiz, dermansız yattı kaldı yüzüstü… Saçları karmakarışık, makyajı rimelleri akmış, amında döller… Tam bir sikilmiş orospu gibiydi kısacası…

Onur da karısının rimelleri akmış yanağına sevgi ve şefkatle bir öpücük kondurup yanına devrildi koca gövdesiyle… Derya başını bile kaldıramadı yastıktan, dudaklarıyla bir öpücük hareketi yapmaya çalıştı. Sırtüstü yatan adamın yayla gibi geniş, kılsız göğsü inip kalkıyor, ıslak siki hala tıp tıp atıyordu… İnmesine rağmen hala kalın bir hortum gibi duruyordu bacaklarının arasında…

Kategoriler:

Genel

Yorum Ekle

E-Mail Adresiniz Yayınlanmayacak. Zorunlu Alanlar *

*