Rutin bir iş yemeğinden çıkmış eve dönmek üzere Harbiye’den Nişantaşı yönüne gidiyorum. Hafif içkiliyim ve gözüm polis çevirmesinde. Sağda otostop çekenlerden ilki ilgimi çekmiyor, ikincisi de öyle ama üç numara cazip. Şeytan dürtüyor önünde duruyorum. Cam aşağı inerken uzun sarı saçları arabanın içine giriyor “Naber tatlım?” “Gelsene” diyorum ani bir kararla. Yan koltuğa akıyor uzun bacakları. Yakında uygun yeri var tabii ve talebinden fazla bir tutarı biraz önce garsona bahşiş vermişim. Oraya gidiyoruz.

Asansör olmaması ne kadar iyi, seks yapacağın kesin olan birisiyle asansörde çıkmak sorunlu bir eylem. Yanında düz dursan ters, sarılıp oynaşmaya başlasan başka türlü. Merdivende önden çıkmasına izin vererek harika poposunu dikizlemekle yetiniyorum. Evi ucuz eşyalarla döşenmiş oldukça loş ama en azından kötü kokmuyor, ayakkabıları çıkartmamı rica ederken elimden tutup içeri götürüyor, kendimi ona teslim etmeyi uygun buluyorum. Birkaç para benden ona geçiyor, yorum yapmadan uzanıp dudaklarımdan öpüyor. “Soyun” diyor “Hemen geliyorum”.

Soyunmuş yer yatağına uzanırken aklımdan anlamsızca ağzım rakı kokuyor acaba rahatsız olur mu diye birşeyler geçiyor. Odaya girdiğinde üstünde siyah dantel bir body var sarı uzun saçlarıyla yarattığı kontrast çok güzel, dolgun memeleri dimdik. Gülümsediğinde pırıl pırıl dişlerini görüyorum.
“Beklettim mi erkeğimi?”
“Beklemeye değersin”
Yılan gibi uzanıyor yanıma, boyu bana çok yakın, hiç de küçük olmayan sikim elinde neredeyse kayboluyor ama sıcak nefesi ucunda bile. Dilini başının etrafında çevirip emmeye başlıyor. Memelerinin olanaksız sertliğini karnımda hissediyorum elim taş gibi kalçasında. Dantel body ulaşmak istediğim yere engel, başını tutup kendime çekiyorum, dudaklarını öperken ellerim omuzlarından aşağı kayıp memelerini açıyor. Beline indiriyorum çamaşırını ama daha aşağı inemiyorum. Yine akıp gidiyor belimden aşağı ve sikimi alıyor ağzına, zevkten başka bir şey yok benim için.

Ne kadar geçtiğini bilmiyorum ama “Haydi erkeğim” diyor. O inanılmaz güzellikteki göt önümde domalmış duruyor, dantel çamaşır yana çekilmiş.

Kalçalarını öperek yaklaşıyorum ve yerine geldiğimde sikini ağzıma alıyorum. “Aaaa” diyebiliyor sadece, “Bilmiyordum ama çok iyi”. Baştan beri beni kandırmış olabileceğini düşünmesi beni eğlendiriyor içimden. Çok değişik bir duygu. Hep merak ettiğim bir şeyi yapıyor olmanın verdiği zevkle emmeye koyuluyorum. Ağzımda hemen sertleşen bir sik olmaması üzücü ama zevk aldığını görebiliyorum. Devam ediyorum. Kendi sikim patlayacak kadar sert, ağzımdaki sertleşmiyor ama emmesi çok zevkli “Dur biraz” diyor. O da nefes nefese. “bekle” diyor.

Bekliyorum.

Odanın zaten az olan ışığı tamamen yok oluyor. Çok karanlık. Yanıma çıplak uzanan o değil, önemsemiyorum. Uzanıp öpüyorum, hafif sakalı dudağıma değiyor. “Şşşşş” diyor kulağıma, başımı tutup aşağı indiriyor, ağzıma veriyor sikini. Ne zaman bu kadar sertleşti? Benimkinden büyük ve kalın, hırsla emmeye başlıyorum. İnleyen ben miyim o mu? Elleri başımı bastırıyor sikinin boğazıma dayanması rahatsız etmiyor, çok zevkli. Ne kadar emdiğimi bilmiyorum ama artık birşey düşünecek durumda değilim. Beni tutup çeviriyor, itiraz edemem, kaslarım çalışmıyor aklımda tek şey var , siki. Yüzükoyun yatırıp kalçalarımı okşuyor. Sikinin başını götümde hissediyorum. Kasılıyorum. Parmağıyla kremlediğini anlayınca aklımdan krem de nerden çıktı sorusu geçiyor. Serin ve rahatlatıcı. Üstüme çıkıyor. Sikinin başını bastırıyor götüme, bu hesapta yoktu, bu gece sadece oral yapacaktım ben, hem de travesti olacaktı erkek değil. Karşı koymak aklımdan bile geçmiyor kendimi bırakıyorum, içime giriyor. Üstümde gidip gelirken bağıran hangimiziz?

Kadın olmak böyle bir şey mi? Sadece onun zevk almasını istiyorum. Hiç tanımadığım, yüzünü dahi görmediğim bu adamın zevkini artırmak için götümü kıvırıyorum beni sikerken. Canım neden hiç acımıyor? Sikim neden artık kalkık değil? Onunum ben, ne isterse yapacağım. Götüme her vurduğunda bağırıyorum. Eliyle ağzımı kapaması bile zevk veriyor bana. İstediği gibi sikiyor bakir götümü ve içime boşalıyor. Önce içime fışkıran belini hissediyorum sonra da götümden dışarı sızanları. Sikini çıkartıp ağzıma veriyor, yalayarak temizliyorum, titriyorum zevkten. Beni yattığım yerde götümden beller akar durumda bırakıp geldiği gibi sessizce gidiyor. Ben ne yapıyorum demeye kalmadan sapsarı saçlar ve upuzun bacaklarıyla o giriyor odaya, hiç konuşmadan sarılıyor bana başımı o inanılmayacak sertlikteki memelerine yaslayıp seviyor beni. “Asıl istediğin buydu senin, ben yapamam ama evde yapan vardı iyiki, mutlu musun?”

Başımı sallıyorum.

Memelerine yaslanmış olmaktan değil asıl istediğimin sikilmek olduğunu itiraf etmekten ötürü uyarılıyorum sikim kalkıyor. “Sen gelmemişsin, olmaz öyle” diyor. Dudakları sikimi çevreliyor. Ağzında patlarken gözümün önünden adını bilmediğim erkeğimin sikini yalamam geçiyor. Son damlasına kadar emiyor sikimi. Gözlerim kapanıyor.

Giyinip çıkıyorum, merdivenlerde dizlerim titriyor, arabanın anahtarı cebimde cüzdan olması gerekenden daha ince geliyor açıp bakmıyorum bile, nasılsa hizmet bedeli ben uyurken alınmıştır. Umursamıyorum. Eve gelinceye kadar düşünüyorum, kafamda kuruyorum. Yukarı çıkarken izleyeceğim harika bir popo yok, asansörle çıkıyorum. Sevgilim yatakta beklerken uyumuş tabii delirtici güzellikteki vücuduna bir daha bakıyorum. Bu kadın için her şeyi yapabileceğimi biliyorum. Zaten yaptım da. Kim ne kadar sikerse siksin ondan vaz geçemem… Sikilmekten de vaz geçmeyeceğim tabii…

Kategoriler:

Genel

Yorum Ekle

E-Mail Adresiniz Yayınlanmayacak. Zorunlu Alanlar *

*