Babes

Evli Komşum Tülay Abla – 21.Bölüm için: https://xhamster.com/stories/evli-kom-um-t-lay-abla-10071047Kahve ve sigara keyfimi sonlandırdıktan sonra, kalkıp duşa girdim. Sıcak suyun altında eridiğimi hissediyordum. Çok da fazla oyalanmadan, duşumu aldım; bornozuma sarındım ve odama geçtim. Perdeleri çektim, pencereyi açtım. Sabahın serinliği vücuduma vurduğunda, irkildim. Dün gecenin ağırlığından eser yoktu üzerimde. Bir sigara daha yaktım, gün doğumuna eşlik ettim. İyice kurulandıktan sonra, gri pantolonumu giydim, üzerine beyaz gömleğimi. Şöyle aynada bir kendime baktım. Şık görünüyordum. Gözlerim parlıyordu. Tekrar banyoya yöneldim, dişlerimi fırçaladım. Parfümümü sürdüm ve kapıya yöneldik çıkmak için. Kapıyı açtığımda, üst komşum Bahar iniyordu merdivenlerden. Günaydın dercesine tebessüm etti. (ki onun bana tebessüm etmişliği azdır.) Aynı şekilde karşılık verdim. Cüzdanımı ve telefonumu masanın üzerinde unuttuğumu fark ederek, geriye döndüm; onları da aldım ve tekrar kapıya yöneldiğimde Tülay Ablayı gördüm karşımda. Siyah pantolonu, üzerinde mürdüm rengi kazağı ve montuyla.. Boynunda da ince fuları. İlk defa onu böylesine hazırlanmış ve işe giderken görüyordum. Sevecen bir tonla Günaydın abla dedim. Günaydın Hakan dedi. Nasılsın, iyi misin? Evde her şey yolunda mı? Var mıdır bir isteğin, ihtiyacın? Diye sordum. Teşekkür etti. Görüşmek üzere dedim ve kapıdan çıktım. Tam sokağa illegal bahis inmiştim ki, aklıma geldi nereye gittiğini sormak. Belki onu işe giderken bırakabilirdim. Geriye dönmek yerine, kapıda beklemeyi tercih ettim. Siyah yarım topuklu ayakkabıları ile kapıdan çıktı. Abla dedim, istersen gideceğin yere kadar bırakayım seni. Önce hık mık etti. Sonra ne tarafa gidiyorsun diye sordu. Ben Bakırköy’e gideceğim abla dedim. Ben de Yenibosna dedi. İyi dedim, en kötü metrobüse bırakırım. Olur dedi ve bindi yanıma. Ne kadar keyifli görünüyorsun dedi. Yüzünde güller açıyor. Bugüne farklı bir enerjiyle ve dinamik ile uyandım. Dün geceki halimden eser yok diye de ekledim. Kendimi nedendir bilinmez, iyi hissediyorum. Daha iyi ol inşallah dedi. Çok fazla konuşma taraftarı değildi kendisi. Genelde ben giriş yapıyordum muhabbete. Yalnızsın dedi. Ailen nerede? Hala aile mevzusunu kurcalamaya devam ediyordu. Ailem farklı bir şehirde abla dedim. Bende onlarla beraberdim ama sonradan İstanbul aşkım tuttu, güzelim sahil kasabasını bırakıp; İstanbul’un yolunu tuttum. Sanki b*k varmış gibi. Sonra da pardon abla dedim. İnsan bir şeylere özlem duyuyor. Sonra da o özlemlerine kavuşunca, hevesini kaybediyor. İnsanoğlu işte bu kadar nankör. Başkasına da nankör! Kendisine de! Haklısın, dedi. Tek başına bu şehirde yaşamak zor. Sen yalnız değilsin ki dedim abla! Bak pırlanta gibi çocukların var. Eşin var. illegal bahis siteleri Ailen var. İyi kötü yaşayıp, gidiyorsun. Ama bak bana! Kapıyı açtığımda duvarların soğukluğu yüzümü tokatlıyor. Yok mu kız arkadaşın falan dedi? Yok abla dedim.. Psikolojik olarak iyi değilim son zamanlarda. Kendimi yalnız hissediyorum. Saf gibi neyim var, neyim yok anlatıyordum karşı komşuma.. Ama bir taraftan da konuşmak, içimdekileri dışarı atmak istiyordum. Rahatlıyordum konuştukça. İnsanın insana ihtiyacı var. Hele de sohbet edebileceği insana. Dinlenmeye özellikle de. Haklısın dedi Hakan. Ama sen iyi bir insansın. Bu devirde, kimse kimseye yardım etmiyor. Sen bekar erkek halinle helvalar yaptın, yetmedi en zor günümde yardımıma koştun. Olur mu abla dedim öyle şey. İnsanlığı geçtim, komşuyuz. Her sabah yüz yüze bakıyoruz. Komşular birbirine koşmayacak da, kim koşacak dedim. Yine bana hak verdi. Peki abla dedim, sen? Sen ne iş yapıyorsun? Abiyi hiç göremiyorum, vardiyalı mı çalışıyor? Diye lafa girmeye çalıştım. Bu sefer öğrenme sırası bendeydi. Tülay Abla kendi geçimini sağlamak amacıyla evlere temizliğe giden bir kadındı. Bu işi de 5-6 seneden beri yapıyordu. Daha önceleri bir tekstil firmasında paketleme elemanı olarak çalışıyormuş, her şey yolundayken; fabrikadan işçi çıkartmaya başlamışlar, Tülay Abla da böylece işinden olmuş. Sonra da bir arkadaşının desteği ve yönlendirmesiyle, canlı bahis siteleri günlük ev işlerine gitmeye başlamış. Kendi hayatı yetmiyormuş gibi, başka hayatlara karışmış. Ama ne yapayım Hakan? Ekmek parası, hayat mücadelesi diyordu anlatırken. Sesi derinleşmişti. Sohbet öyle tatlı ilerlemişti ki, İstanbul’un sabah trafiğinde nasıl ilerlediğimizi anlayamadık bile. İncirli kavşağına gelmiştik bile. Abla dedim, ben buradan içeriye gireceğim. Seni köprü ayağında bırakayım, metrobüse yürürsün. Burada biraz işim var, sonrasında Beylikdüzüne geçeceğim ama akşam Florya’da olacağım. İstersen haberleşelim, akşam da beraber dönelim dedim. Hem sende metrobüslerde telef olmazsın. Gerçekten bu kadar iyi misin? Deyiverdi. Abla dedim, ne olacak; sen olsan da gideceğim, olmasan da.. Telefon numaramı verdim kendisine. Ararsın abla duruma göre dedim. Haberleşiriz. Ne zaman eşinin lafı geçse, konu kaynıyordu araya ve ben kendisine dair bilgileri azar azar almak ile yetiniyordum. Yine de son birkaç günü düşündüğüm de, karşı komşum ile ilgili birçok bilgiye sahip olmuş. Onun psikolojik ve ruh halini analiz edebilecek kadar da iletişim kurmuştum.Tülay Ablayı metrobüse bıraktıktan sonra, Bakırköy’e firma ziyaretime gittim. Tülay Abla daha ineli 10 dakika olmamıştı ki, bir mesaj attı. “Hakancığım teşekkür ederim. Senin gibi güzel yürekli insanların olmasına şaşırıyorum. İyi geldi.” -“Rica ederim abla. Kendime pek faydam dokunmasa da son zamanlarda, çevremde yer alan insanlara elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum. Sanırım bu durum bile beni rahatlatmaya yetiyor.”Diye mesaj gönderdim. Ve ilave ettim; “Akşama görüşmek üzere :)”

Kategoriler:

Genel

Yorum Ekle

E-Mail Adresiniz Yayınlanmayacak. Zorunlu Alanlar *

*