Sizlere yıllar önce ilk kez pasif olduğum ilişkimi anlatmak istiyorum. O zamanlar çok toy, daha cinselliği yeni keşfettiğim zamanlardı. O dönemde cinselliği porno dergilerden ve arkadaşlarımızdan öğreniyorduk. Emre isminde bir arkadaşım vardı. Emrelerde bir gün oturuyorduk. Annesi gezmeye gidince biz hemen muhabbeti seks muhabbetine çevirdik. Hala nasıl oldu hatırlamıyorum muhabbetin o boyuta nasıl geldiğini ama birbirimize önce aletlerimizi göstermeye karar verdik. Sırayla aletleri gösterdik. Sonra iş dokunmaya geldi. Sırayla dokunacaktık birbirimizin aletine ve onu da yapınca sürtünelim birbirimize dedi Emre ve önce bana izin verdi kendisine sürtünmem için. Anlaşmamız birbirimize sürtünmekti ve asla kimse içine girmeye yönelik hamle yapmayacaktı. Ben Emre’nin arkasına geçtim ve başladım sürtünmeye ama inanın 3 dakika, 5 dakika… sürtündükçe sürtündüm ama benimki bir türlü sertleşmedi. Kıpkırmızı oldum. Sıra Emre’ye gelmişti. Ben yatakta yüz üstü uzandım ve içimde müthiş bir korku ve heyecanla Emre’nin üzerime uzanmasını beklemeye başlamıştım. Hala bunları yazarken bile içim titriyor. Emre yavaşça üzerime uzandı ve aletini kalçalarımın arasına doğru yatırarak ağırlığını vücuduma bıraktı. Emre’nin aleti taş gibi olmuş ve ateş gibiydi. Emre sürtünmeye ve omuzlarımı öpmeye başladı. İnanılmaz bir haz alıyordum ancak serde erkeklik olduğundan öpmemesini söyledim. Emre gülümseyerek anlaşmada girmeye çalışmak yok dedik ama öpmek yok demedik, sen de öpseydin hem vücudun o kadar beyaz, o kadar pürüzsüz ki bizim kızlara taş çıkartır bir vücudun var dedi. Bırak izin ver öpeyim dedi. Az önce erekte olamamanın verdiği eziklikle de birlikte sesimi çıkartmadım. Boynumu omuzlarımı öpüyor bir taraftan da bizim arkadaş grubunda Nazlı adında çok güzel ve bir o kadar havalı bir kız vardı. “Sana Nazlı desem hoşuna gider mi?” dedi. Ses çıkarmadım. Bir süre daha Nazlım, çok güzelsin, harikasın, kalçaların çok güzel falan diyerek sürtünmeye devam etti. Bu sırada bizi korkudan öldürmek üzere programlanmış olsa gerek mahallenin küçük çocukları zili çaldı. Hayatımda hiç bu kadar hızlı giyindiğimi hatırlamıyorum. Kapıdakilerin kim olduğunu anladığımızda her şey değişmişti. Emre çocukları gönderip hadi devam edelim dese de ben kabul etmedim ve bu olanları bir daha ne konuşalım ne de bir daha tekrarlayalım. Ve kimseye bahsetmek yok diye söz alıp evden ayrıldım. Haftalarca Emre’den uzak durdum. Epey sonra Emre ile yine muhabbetlerimiz sıklaşmış ve Emre bu sürede olanların hiç lafını etmemişti. Dedim ya o dönemler porno dergilerin revaçta olduğu zamanlar, bizimkilerin evde olmadığı bir gün dışarıda dolaşırken hadi size gidelim de bana bahsettiğin dergileri göster dedi. Olur dedim, gittik bizim eve. Hemen dergileri kaptım, getirip dizdim önüne. Emre bir taraftan dergileri bir bir karıştırıyor, bir taraftan da eliyle aletini pantolonunun üzerinden sıvazlıyor ve dergilerdeki resimlere yorumlar yapıyordu. “Ufff hatuna bak, adam nasıl da köklemiş, hatun nasıl kıvranıyor, bu hatun burada olacaktı şimdi…” gibisinden yorumlar getiriyordu. Nasıl çıktı ağzımdan bilmem ben de “Adamdaki alete baksana kocaman, hatunu kıvrandırır tabii ki” diyiverdim. Bu cümlem şimdi anlıyorum ki Emre’ye cesaret verdi ve benim bu noktaya gelmemdeki kritik dönemeci oluşturdu. Bu cümlemin ardından Emre bana döndü ve dedi ki “Burada bu hatunu veya bir başkasını bulmamız imkansız, gel seninle bir oyun oynayalım” dedi. “Ne oyunu?” diye sordum. Masanın üzerindeki iskambil destesini alıp “Gel kağıt çekelim küçük çeken üzerinden bir kıyafet çıkarsın, oyun sonunda giyinik kalan çırılçıplak kalanı becerme hakkı kazansın sonra da sıra diğerine geçsin. Var mısın? diye sordu. Emre bu cümleleri daha kurarken bile beni müthiş bir heyecan sarmıştı. Ateşe kesmiştim ama aklımdan bin tane şey geçiyor, korkuyordum. “Korkma, biliyorsun her şey aramızda kalacak; yoksa geçen seferki gibi kalkmayacağından mı çekiniyorsun” diye devam etti. Bir anda kağıdı elinden alıp karıştırdım ve yere yayarak bir kağıt çektim. Gülümsedi ve “Caymak yok” diyerek bana söz verdirdi, ardından bir kağıt da o çekti ve peşi sıra devam ettik. Ben her kağıt çekişte giderek soyunuyordum Emre’nin ise her kağıt çekişimizde yüzündeki gülümseme giderek artıyordu. Sonunda çırılçıplak kaldım. Yüzüm alev alev olmuştu.
Kanepeye yüz üstü uzandım ve Emre’nin soyunarak üzerime gelmesini beklemeye başladım. Emre ise sanki bir tören havasında ağır ağır soyundu ve benden krem bulmamı istedi. Odadaki kremin yerini söyledim ve kendime bu durumdan kurtulmam gerektiğini söylemeye başladım. Ancak bir yandan da içimdeki o müthiş heyecan hoşuma gidiyordu. Ben bunları düşünürken Emre yatağa geldi. “Korkma, seni acıtmayacağım, alıştırmak için yavaş yavaş gireceğim” dedi ve deliğimi iyice kremlemeye başladı. Bir miktarda aletine sürüp başını deliğime dayadı. Yavaş yavaş yüklenmeye başladı ama o hali bile beni acıdan kıvrandırmaya yetti. Kendimi aletinden kaçırıp vazgeçtiğimi canımın çok yandığını söyledim. “Hayır söz verdin, caymak yok.” dedi. Mecburen yine uzandım. Bir iki denemden ve yoğun acıdan sonra sonunda içime girdi. Yavaş yavaş gidip gelmeye başladı Arkamda hissettiğim acı aslında kesilmiyor ama acının yanında hissettiğim zevk acıyı örtmeye başlıyordu. Emre’nin gidip gelmeleri uzun sürmedi. İçimde titrediğini, nefesinin boynumdaki sıcaklığını ve sıklığını içime ılık ılık akışını peş peşe hissettim. Boşaldığı anda bütün ağırlığını üzerime bıraktı. Aletinin damarları içimde atıyor ve aleti kasılıp kasılıp gevşiyordu. Tüm bunlar acı dışında inanılmaz bir zevk vermişti bana. Yataktan kalkıp temizlendik ve sıra bana gelmişti. Bu defa Emre yatağa uzandı ve ben Emre’nin arkasına geçtim ancak benim alette zerre kadar bir kıpırdanma yoktu herhalde yarım saat uğraşmışımdır ama bir türlü beceremedim aleti kaldırmayı. Bu sırada vücutlarımız temas ediyor Emre yavaş yavaş yeniden erekte olmaya başlıyordu. Sonunda bana “ İstersen bak benimki yine kalktı ben bir kez daha yapayım sonra sen de iki kez yaparsın” dedi. Aletin kalmamasının verdiği utancın da etkisiyle kabul ettim. Emre bu kez yatağa sırt üstü uzanmamı istedi ve belimle kalçalarım altına gelecek şekilde bir yastık yerleştirdi. Bacaklarımı havaya kaldırarak diz çöktü ve bana “Nazlı o kadar güzel ki götün bak yine kazık gibi oldu sikim.” dedi ve bir çırpıda içime girdi. Bacaklarımı omuzlarına aldı ve pompalamaya başladı. Bir yandan pompalıyor bir yandan da bacaklarımı okşuyor arada bacaklarımı hafifçe aralayıp boynumu meme uçlarımı öpüyor kalçalarımı sıkıyordu. Bu kez acı kalmamıştı. Emre’nin her hareketi bana inanılmaz zevkler veriyor, aklımı başımdan alıyordu. Emre ikinci ke içime boşaldı. Ancak bu kez boşalmasını o kadar yoğun yaşayamamıştım. Emre boşalmasına rağmen ben hala devam etmesini istiyor ancak bunu dile getiremiyordum yine bir süre dinlendikten sonra Emre “Hadi sıra sende.” dedi. Emre’ye tüm cesaretimi toplayarak “Emre ben yapmak istemiyorum. Zaten bugün bir türlü kalkmıyor. Ama senin beni yapman çok hoşuma gitti. Eğer gücün varsa tekrar yapmanı istiyorum.” dedim. Emre büyük bir şaşkınlıkla bana baktı önce ve sonra “Madem bu kadar çok hoşuna gitti, sikim seni mutlu etti elbette o güzel götünü sikerim.” dedi ve aletini ağzıma almamı istedi. Çok denememe rağmen bunu o gün yapamadım. Emre de çok ısrarcı olmadı ve beni anlayışla karşıladı aslında bu kadar zevkli ve güzel olduğunu bilseydim oral seksin o gün yapmaz mıydım bunu. Biraz uğraştan sonra aleti kendine geldi ve bu kez beni yatağa domaltarak arkama geçti. En uzun ve en rahat seksimizi yaptık. Zevk aldığımı artık korkmadan belli edebiliyordum ve Emre de bana karşı “Sen benim orospumsun, seni tabii ki sikicem aşkım, bu güzel göt sikilmez mi” gibisinden cümleleri çekinmeden kurabilmeye başlamıştı. Bu cümleler beni daha da tahrik ediyordu. Kalçalarımı sıkıyor, tokatlıyor, belimden kavrayıp kendine çekerek köklüyor ve içimde inim inim inliyordu. Yumurtaları kalçalarıma değdikçe oluşan ses ve duygu kendimi gerçekten Emre’nin kadını hatta orospusu gibi hissetmeme yol açıyordu. Bu arada Emre üçüncü kez boşaldı. Ben de Emre’nin altından çekilerek yatağa uzanmasını sağladım ve yanına uzandım. Bir süre hiç konuşmadan yattık ve sonra hadi giyinelim diyerek yataktan kalktım. Emre üzerini giydi ve bana teşekkür etti. Konunun kapandığını olayların üzerine konuşmayı sevmediğimi bildiğini ve artık ayrılması gerektiğini söyleyerek evden uğurladım. Evi toparlayıp banyoya geçtim ve tüm olanları hayal ederek ve düşünerek duş aldım. Arkam çok fena acıyordu. Bunu sevişirken zevkten anlamamıştım ama ilk kez yaptığım şeyi hem de üç defa tekrar etmiş olmam beni mahvetmişti. Birkaç gün acısını yaşadım ama inanın o acı bana zevk de verdi ve bana Emre ile yaşadığım o güzel hisleri anımsattı.

Kategoriler:

Genel

Yorum Ekle

E-Mail Adresiniz Yayınlanmayacak. Zorunlu Alanlar *

*